Muayenehanemde en sık duyduğum cümlelerden biri şudur: "Okul taramasında astigmat çıktı, gözlük versek mi vermesek mi?" Çocuklarda astigmat, adını herkesin duyduğu ama ne yapılması gerektiği konusunda ailelerin en çok tereddüt ettiği bulgulardan biri. Bu yazıda tanımdan çok ebeveynin sorularına yer ayırdım: çocukta astigmat nasıl fark edilir, hangi yaşta muayene gerekir, kendiliğinden düzelir mi, gözlük ne zaman gerçekten gerekli olur, göz tembelliği riski nedir ve okul başarısıyla ilişkisi nasıl kurulmalıdır. Astigmatın tanımı, tipleri ve tedavi seçenekleri için çocuklarda astigmat sayfasındaki ayrıntılı anlatımı okuyabilirsiniz.
Kornea ve göz içi merceğinin yüzeyi kusursuz bir küre değildir. Astigmatta bu yüzey bir yönde diğerinden daha diktir; ışık tek bir noktada değil, birkaç düzlemde odaklanır. Sonuç, hem uzakta hem yakında süren hafif bir gölgelenme, kenarların net olmaması, benzer harflerin birbirine karışmasıdır. Miyopi ya da hipermetropla birlikte bulunabilir; çocuklukta çoğunlukla hipermetropa eşlik eder.
Astigmat başlı başına bir hastalık değil, gözün optik bir özelliğidir; neredeyse herkeste ölçülebilir bir miktarı vardır. Klinikte üç şey önemli: miktarı, iki göz arasındaki fark ve çocuğun görsel gelişimini etkileyip etkilemediği. "Kaç numara" sorusunun tek başına bir cevabı yoktur.
Çocuk bulanık gördüğünü söylemez. Karşılaştıracağı başka bir görüntü yoktur; dünyayı gördüğü gibi normal sayar. Ailenin fark ettikleri genellikle dolaylı işaretlerdir:
Bu belirtilerin hiçbiri tek başına tanı koydurmaz; hepsi başka sebeplerle de olabilir. Ama birkaçı bir arada ve sürüyorsa, çocuğu göz hekimine götürmek için yeterlidir.
Çocuk göz muayenesi, çocuğun harfleri okuyabilecek yaşa gelmesini beklemez. Yenidoğan döneminde kırmızı refle bakısı, 6-12 aylık dönemde bir değerlendirme, 3 yaş civarında ve okula başlamadan önce birer muayene genel kabul gören aralıklardır. Ailede yüksek numara, şaşılık, göz tembelliği ya da çocukluk çağı göz hastalığı öyküsü varsa bu takvim öne çekilir.
Çocukta refraksiyon ölçümünün erişkinden önemli bir farkı var: sikloplejik muayene. Çocuğun uyum kası çok güçlüdür ve damlasız ölçümde numaranın bir bölümünü gizler. Göz bebeğini geçici olarak genişleten damlalardan sonra yapılan ölçüm gerçek numarayı gösterir. Damla etkisi birkaç saat, bazen ertesi güne kadar sürer; yakının bulanık görülmesi ve ışıktan rahatsızlık beklenen ve geçici bir durumdur. Birlikte bulunabilen diğer kırılma kusurları için çocuklarda hipermetrop sayfasına bakabilirsiniz.
Bebeklikte ölçülen düşük dereceli astigmatın büyük bölümü ilk iki-üç yıl içinde geriler; göz büyürken kornea eğriliği bir ölçüde düzenlenir. Ancak orta ve yüksek dereceli astigmat genellikle kalıcıdır, yaşla azalmasını beklemek doğru bir strateji değildir.
Bir de ters yönde bir tablo var: hızla artan astigmat. Ergenlik döneminde numarası kısa aralıklarla ve düzensiz biçimde artan, özellikle alerjik nedenlerle gözünü sürekli ovuşturan çocuklarda korneanın incelip öne doğru sivrilmesi söz konusu olabilir. Bu, numaranın büyümeyle kaymasından farklı bir durumdur ve takibi değiştirir.
Gözlük kararı tek bir sayıya bakılarak verilmez. Şu başlıklar birlikte değerlendirilir:
Görme sistemi doğumdan sonraki ilk yıllarda gelişir ve yaklaşık yedi-sekiz yaşa kadar şekillenmeye açık kalır. Bu dönemde retinaya sürekli bulanık görüntü düşen bir göz, anatomik olarak sağlam olsa bile tam kapasitesine ulaşamaz. Astigmatta buna refraktif ambliyopi diyoruz.
İki durumda risk belirgin artar: iki gözde birden yüksek astigmat ve iki göz arasında belirgin fark. İkincisi daha sinsidir, çünkü çocuk iyi gören gözüyle günlük hayatını sorunsuz sürdürür; aile hiçbir şey fark etmez, muayene olmadan anlaşılması çoğu zaman mümkün değildir.
İyi haber şu: erken yakalandığında tedavi büyük ölçüde etkilidir. Önce uygun gözlük verilir, gerekirse iyi gören gözün belirli sürelerle kapatılmasıyla zayıf göz çalıştırılır. Geç kalındığında kazanım sınırlanır; sekiz-dokuz yaşından sonra başlanan tedavilerden aynı sonucu beklemek gerçekçi değildir. Çocukluk çağı göz sorunlarının genel çerçevesi için çocuk göz hastalıkları sayfası yardımcı olabilir.
Astigmatın okul başarısını doğrudan belirlediğini söylemek doğru olmaz. Ama düzeltilmemiş bir kırılma kusuru yakın işi zorlaştırır: çocuk okurken daha çok çaba harcar, daha çabuk yorulur, kitaptan uzaklaşır. Öğretmenden gelen "dikkatini toplayamıyor" geri bildiriminin arkasında bazen basit bir optik sorun çıkar. Tersi de doğru; okuma güçlüğü yaşayan her çocuğun sorunu gözünde değildir, öğrenme güçlüklerinin kendi değerlendirme yolu vardır. Önerim şu: okuma ya da dikkat şikâyeti gündeme geldiğinde ilk adım göz muayenesi olsun. Hızlı ve zararsız bir adımdır, sonucu normalse diğer değerlendirmelere geçiş netleşir.
Gözlük kullanan bir çocuğu genellikle altı ayda bir, numarası durgunsa yılda bir görüyorum. Tembellik tedavisi sürerken aralıklar kısalır. Gözlük kırıldığında ya da çerçeve yüzden kaydığında planlı kontrolü beklemeye gerek yok; yanlış oturan bir çerçeve, doğru numaralı camlarla bile işe yaramaz.
Şu durumlarda kontrolü beklemeden bir göz hekimine başvurun: çocuk bir gözünü kapatmaya ya da kaydırmaya başladıysa, başını sürekli aynı yöne eğiyorsa, ani görme azalması veya çift görme tarif ediyorsa, göz kızarıklığı ve ışık rahatsızlığı birkaç günde geçmiyorsa, kafa travmasından sonra görmesinde değişiklik olduysa. Bunlar beklenecek değil, değerlendirilmesi gereken tablolardır.
Bebeklikte ölçülen düşük dereceli astigmat ilk iki-üç yıl içinde azalabilir; göz büyüdükçe kornea eğriliği bir miktar düzenlenir. Orta ve yüksek dereceli astigmat ise genellikle kalıcıdır, kendiliğinden kaybolmaz. Bu yüzden tek ölçümle karar verilmez.
Gözleri kısarak bakma, başı hafifçe yana eğme, ekrana ya da deftere çok yaklaşma, okurken satır atlama, akşama doğru baş ağrısı ve gözleri sık ovuşturma en sık görülen işaretlerdir. Çocuk bulanık gördüğünü söylemez, çünkü karşılaştıracağı başka bir görüntü yoktur.
Olur; yenidoğanların önemli bir bölümünde ölçülebilir düzeyde astigmat bulunur ve büyük kısmı ilk yıllarda geriler. Ailede yüksek numara, şaşılık ya da göz tembelliği öyküsü varsa bebeklik döneminde muayene ertelenmemelidir.
Yenidoğan döneminde bir muayene, ardından 6-12 aylık dönemde, 3 yaş civarında ve okula başlamadan önce birer kontrol genel yaklaşımdır. Risk faktörü varsa bu aralıklar sıklaştırılır.
Hayır. Gözlük gözün kırılma kusurunu değiştirmez, yalnızca görüntüyü retinaya düzgün düşürür. Numaranın değişmesi çocuğun büyümesiyle ilgilidir; gözlüğü bırakmakla ne yavaşlar ne hızlanır.
Yüksek dereceli ya da iki göz arasında belirgin fark yaratan astigmat, görsel gelişim döneminde tembelliğe yol açabilir. Erken fark edildiğinde gözlük ve gerektiğinde kapama tedavisiyle büyük ölçüde önlenebilir; geç kalındığında kazanım sınırlı olur.
Lazerle numara düzeltme işlemleri göz gelişimi ve numara tamamlandıktan sonra, erişkin yaşlarda gündeme gelir. Çocukluk döneminde standart yaklaşım gözlük, uygun durumlarda kontakt lens ve tembellik varsa kapama tedavisidir.