Çocuklarda göz kapağı enfeksiyonları arpacık, şalazyon, blefarit ve selülit gibi tabloları kapsar. Çoğu hafif seyreder; ancak ateş, gözün öne itilmesi ve göz hareketlerinde kısıtlılık varsa enfeksiyon göz yuvasına yayılmış olabilir ve acil değerlendirme gerekir.
Astigmat, kornea veya göz merceğinin düzensiz eğriliği nedeniyle ışığın retinada tek noktada odaklanamamasıdır. Çocuklarda bulanık görme, göz kısma, baş ağrısı ve okuma güçlüğü yapabilir; düzeltilmezse göz tembelliğine yol açar. Erken muayene ve doğru gözlük görme gelişimini korur.
Hipermetrop, ışığın retinanın arkasında odaklanmasına bağlı bir kırma kusurudur. Çocuklarda görme tablosu normal çıksa bile yakın çalışmada zorlanma, baş ağrısı ve gözde içe kayma yapabilir. Sikloplejik muayene gerçek dereceyi gösterir; doğru gözlük şaşılığı ve göz tembelliğini önler.
Miyop, ışığın retinanın önünde odaklanması nedeniyle uzağın bulanık görülmesidir. Genellikle okul çağında başlar ve büyüme boyunca artabilir. Tahtayı görememe, gözleri kısma ve televizyona yaklaşma ilk işaretlerdir. Doğru gözlük ve düzenli takip görmeyi korur, ilerleme hızını izlemeyi sağlar.
Şaşılık, gözlerin aynı noktaya bakamaması durumudur. Çocuk beyni kayan gözü baskıladığı için tedavi edilmediğinde göz tembelliği gelişir. Gözlük, kapama tedavisi ve gerektiğinde kas cerrahisi ile hem hiza hem görme düzeltilebilir; belirleyici olan tedaviye başlama yaşıdır.
Çocukluk çağı glokomu, göz içi basıncının yükselerek optik sinire zarar vermesidir. Bebek gözü esnek olduğu için basınç altında büyür; iri göz, ışıktan rahatsızlık ve sürekli sulanma en önemli işaretlerdir. Tedavinin ana yolu cerrahidir ve takip ömür boyu sürer.
Doğumsal katarakt, göz merceğinin doğumda veya ilk aylarda saydamlığını yitirmesidir. Göz bebeğinde beyazlık, nesneleri takip edememe ve gözde titreme başlıca işaretlerdir. Görme sistemi geliştiği dönemde ortaya çıktığı için ameliyat zamanlaması sonucu doğrudan belirler.
Çocuklarda göz kapağının yapısal bozuklukları ptozis, entropion, ektropion, epiblefaron, kolobom ve kapak kitlelerini kapsar. Kapak korneayı koruyamadığında ya da görme eksenini kapattığında tahriş, kornea hasarı ve göz tembelliği gelişebilir; tedavi bu risklere göre planlanır.
Çocuklarda göz kapağı düşüklüğü (ptozis), üst kapağın normalden aşağıda durmasıdır. Kapak göz bebeğini kapattığında ya da korneaya bastırarak astigmat oluşturduğunda göz tembelliği gelişir. Bu yüzden tedavi kararı görünüme değil, görme gelişimine göre verilir.
Göz kapağı hemanjiomları bebeklerde sık görülen iyi huylu damar kitleleridir. İlk aylarda hızla büyür, sonra yıllar içinde kendiliğinden küçülür. Kapağı aşağı çeken ya da korneaya bastıran hemanjiomlar göz tembelliğine yol açabildiği için beklenmeden tedavi edilir.
Çocuklarda göz kapağı ve göz çevresinde doğumda ya da ilk aylarda görülen kitle ve kistlerin çoğu iyi huyludur. Dermoid kist, hemanjiom, epibulbar dermoid ve lakrimal kist en sık görülenlerdir. Karar, kitlenin görünümüne değil kapak ve görme üzerindeki etkisine göre verilir.
Doğumsal gözyaşı kanalı tıkanıklığı bir yaşından sonra kendiliğinden açılmadığında girişim gündeme gelir. Sondalama, silikon tüp, balon dakriyoplasti ve seyrek olarak kanal ameliyatı bu dönemde uygulanır. Sayfada zamanlama, işlemlerin nasıl yapıldığı, tekrarlayan tıkanıklıkta izlenen yol ve uzun dönem takip anlatılıyor.
Görme, doğuştan hazır gelen bir yetenek değildir. Bebeğin gözü doğduğunda anatomik olarak tamamdır, ama beyin görmeyi henüz öğrenmemiştir. Retinaya düşen net görüntü, ilk yıllar boyunca görme yollarını şekillendirir. Bu dönemde bir göz net görüntü alamazsa, o gözün gelişimi geride kalır ve göz tembelliği (ambliyopi) yerleşir.
Göz tembelliğinin en zorlu tarafı, sessiz ilerlemesidir. Çocuk iyi gören gözüyle idare eder, yazı okur, top oynar, hiçbir şikayeti olmaz. Aile fark etmez, çünkü fark edilecek bir şey yoktur. Sorun çoğu zaman ancak tarama muayenesinde ortaya çıkar. Görme yollarının şekillenebilirliği okul öncesi dönemde en yüksektir ve ilerleyen yaşlarda azalır. Bu yüzden çocuk göz hekimliğinde en değerli şey, ailenin fark ettiği bir şikayet değil, zamanında yapılan muayenedir.
Şikayeti olmayan sağlıklı bir çocuk için önerdiğim takvim şudur. Ailede göz hastalığı öyküsü, prematüre doğum ya da gelişimsel gecikme varsa bu aralıklar sıklaştırılır.
Aşağıdaki kısa videoda bebeklerde iç köşedeki şişliğin ne anlama geldiğini, hangi durumda beklemeden başvurulması gerektiğini anlatıyorum.
Sikloplejik damladan sonra göz bebekleri birkaç saat büyük kalır; çocuk yakını bulanık görür ve ışıktan rahatsız olabilir. Muayene gününü yoğun bir okul gününe denk getirmemenizi ve güneş gözlüğü ya da şapka getirmenizi öneriyorum.
Çocuk göz hastalıklarının büyük bölümü, zamanında yakalandığında başarıyla tedavi edilebilir. Kaçırılan fırsat çoğu zaman hastalığın kendisi değil, geçen zamandır. Çocuğunuzun bir şikayeti olmasa bile önerilen yaşlarda muayeneye getirmeniz, görme gelişimini korumanın en pratik yoludur.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı