Hemanjiomun kendine özgü bir seyri vardır ve bunu bilmek ailenin kaygısını belirgin biçimde azaltır: ilk aylarda hızla büyür, sonra durur, ardından yıllar içinde yavaşça küçülür ve solar. Sorun şu ki bu hızlı büyüme dönemi, tam da görme sisteminin geliştiği döneme denk gelir. Kapağı aşağı çeken ya da göz eksenine gölge düşüren bir hemanjiom, kendiliğinden küçülmeyi bekleyemeyeceğimiz durumdur.
Hemanjiomların çoğu kendiliğinden küçülür ve kaybolur, ancak bazı durumlarda tedavi gereklidir. Tedavi seçenekleri şunlardır:
Göz çevresindeki diğer doğumsal oluşumlar için göz kapağı ve göz çevresinin doğumsal kitle veya kistleri, kapak düşüklüğü için çocuklarda göz kapağı düşüklükleri sayfasına bakabilirsiniz. Tüm konular çocuk göz hastalıkları bölümünde yer alıyor.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Hemanjiomların büyük çoğunluğu ilk aylarda büyüdükten sonra yıllar içinde kendiliğinden küçülür ve solar. Ancak bu doğal seyir tamamlanana kadar geçen süre, görme sisteminin geliştiği dönemdir. Kitle göz kapağını aşağı çekiyor ya da korneaya bastırıyorsa kendiliğinden gerilemeyi beklemek doğru değildir.
İki yoldan etkiler. Kitle göz bebeğini kapatırsa retinaya net görüntü ulaşmaz ve göz tembelliği gelişir. Korneaya bastırdığında ise astigmat oluşturur; bu da tek gözde belirgin numara farkı yaratarak aynı sonuca gider. Bu yüzden takipte damlalı refraksiyon ölçümünü ihmal etmiyorum.
Propranolol, göz çevresi hemanjiomlarında sık kullanılan ve genellikle ilk tercih edilen tedavidir. Kalp hızı, kan basıncı ve kan şekeri gibi parametrelerin izlenmesini gerektirdiği için çocuk hekimiyle birlikte, hekim takibinde yürütülür. Tedaviye başlama ve bırakma kararı bu değerlendirmelerle verilir.
Cerrahi, ilaç ve lazer tedavilerinin yeterli olmadığı, kitlenin görmeyi tehdit ettiği durumlar için ayrılmıştır. Ayrıca gerileme tamamlandıktan sonra kalan gevşek deri ve doku fazlalığı için düzeltici cerrahi yapılabilir; bu genellikle daha ileri yaşta planlanır.
Evet, bu damarsal kitlelerin tipik özelliğidir. Ağlama ve zorlanma sırasında bölgedeki kan akımı arttığı için kitle geçici olarak şişer ve rengi koyulaşır, sonra eski hâline döner. Kalıcı büyüme ile bu geçici değişimi ayırmak için düzenli takip ve fotoğrafla boyut kaydı yararlıdır.
Gerileme tamamlandığında ciltte hafif renk farkı, damar belirginliği, gevşeklik ya da doku fazlalığı kalabilir. Bunların bir bölümü zamanla azalır. Belirgin kalan renk değişikliği için lazer, doku fazlalığı için düzeltici cerrahi değerlendirilebilir; bu girişimler genellikle daha ileri yaşta planlanır.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al