Astigmat, gözün ön yüzeyindeki saydam tabakanın (kornea) ya da göz içi merceğinin her yönde aynı eğrilikte olmamasından kaynaklanan bir kırma kusurudur. Kusursuz bir futbol topu yerine biraz ruğby topuna benzeyen bir yüzey düşünün; ışık tek bir noktada toplanamaz, retinaya birden fazla odakla düşer. Sonuçta çocuk hem uzağı hem yakını bir miktar bulanık, gölgeli ya da çekik görür.
Astigmat çocuklarda çok yaygındır ve çoğu zaman miyop veya hipermetropla birlikte bulunur. Küçük dereceler görmeyi belirgin biçimde etkilemeyebilir; ancak belli bir sınırın üzerindeki astigmat, görme sisteminin gelişim çağında net görüntü alamamasına ve göz tembelliğine (ambliyopi) yol açabilir. Bu yüzden çocuklarda astigmatı erişkinlerdeki gibi yalnızca "gözlük numarası" olarak değil, görme gelişimini ilgilendiren bir konu olarak ele alıyorum.
Yenidoğan ve süt çocuklarında bir miktar astigmat oldukça sık görülür. Göz büyüdükçe kornea eğriliği de değişir ve bu erken dönem astigmatının önemli bir bölümü ilk yaşlarda kendiliğinden azalır. Bebeğinde astigmat saptandığı söylenen ailelere şunu anlatıyorum: burada karar veren şey tek başına rakam değil, o rakamın çocuğun yaşına göre anlamı, iki göz arasındaki fark ve görme gelişiminin gidişatıdır.
Çocuklar bulanık gördüklerini genellikle söylemezler; çünkü karşılaştıracakları bir "net görme" deneyimleri yoktur. Bu yüzden belirtiler çoğu zaman davranış olarak karşımıza çıkar.
Bu bulgulardan biri bile tek başına tanı koydurmaz, ancak muayene için yeterli bir gerekçedir.
Ailelerin bana en sık sorduğu soru bu. Kısa yanıt: astigmatın kendisi gözlükle "kaybolmaz", ama derecesi yıllar içinde değişebilir ve görme, doğru zamanda düzeltildiğinde normal düzeye gelebilir.
Astigmatta asıl endişem estetik ya da konfor değil, göz tembelliğidir. Tek gözde belirgin astigmat varsa çocuk iyi gören gözüyle idare eder, ailenin fark edeceği bir şikayet olmayabilir ve sorun ancak tarama muayenesinde ortaya çıkar. Önerdiğim takvim şudur:
Astigmat sıklıkla diğer kırma kusurlarıyla birlikte bulunur. Çocuğunuzda uzağı görme sorunu tarif ediliyorsa çocuklarda miyop, yakın çalışmada zorlanma ve içe kayma varsa çocuklarda hipermetrop sayfalarını da okumanızı öneririm. Diğer başlıklar için çocuk göz hastalıkları bölümüne bakabilirsiniz.
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Bebeklikte saptanan düşük dereceli astigmatın önemli bir bölümü göz büyüdükçe kendiliğinden azalır. Okul çağındaki bir çocukta ise astigmat genellikle kalıcıdır; derecesi büyüme boyunca bir miktar oynayabilir. Gözlük astigmatı ortadan kaldırmaz ama görüntüyü retinada netleştirerek görme gelişimini korur ve göz tembelliğini önler.
Yenidoğan ve süt çocuklarında bir miktar astigmat sık görülür ve çoğu ilk yaşlarda azalır. Önemli olan tek başına rakam değil, iki göz arasındaki fark ve görme gelişiminin gidişatıdır. Tek gözde belirgin astigmat varsa, henüz şikayet olmasa bile gözlük gerekebilir.
Çocuklar bulanık gördüklerini söylemezler. Gözleri kısma, başı yana eğerek bakma, televizyona veya tahtaya yaklaşma, okurken satır atlama, kısa sürede yorulma ve baş ağrısı en sık uyarı işaretleridir. Bu bulgulardan biri tek başına tanı koydurmaz ama muayene için yeterli bir nedendir.
Gözlüğün ne kadar takılacağını astigmatın derecesi, iki göz arasındaki fark ve göz tembelliği olup olmadığı belirler. Görme gelişimini desteklemesi gereken bir gözlük, ancak gün boyu takıldığında işe yarar. Kayan veya yüze oturmayan çerçeve, çocuğun camın üstünden bakmasına yol açtığı için numara kadar önemlidir.
Görme sistemi net görüntüyle gelişir. Belirgin astigmat düzeltilmezse, özellikle tek gözde yüksekse, beyin net gören gözü tercih eder ve diğer göz geri kalır. Buna göz tembelliği diyoruz. Görme yollarının şekillenebilirliği okul öncesi dönemde en yüksek olduğu için erken tanı sonucu doğrudan değiştirir.
Yenidoğan döneminde kırmızı refle muayenesi yapılır. Ailede kırma kusuru, şaşılık veya göz tembelliği öyküsü varsa ya da prematüre doğum varsa 6-12 ay arasında ilk hekim muayenesini öneriyorum. Şikayeti olmayan her çocuk için 3 yaş civarında ve okula başlamadan önce tarama muayenesi uygun olur.
Lazerle kalıcı düzeltme, numaranın oturduğu erişkin dönemde uygulanan bir yöntemdir. Büyüme çağında göz ve kornea değişmeye devam ettiği için çocuklarda uygulanmaz. Çocukluk çağında tedavi gözlük, uygun olgularda kontakt lens ve gerekiyorsa kapama tedavisi üzerinden yürür.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al