
NanoFat enjeksiyonları, hastanın kendi yağ dokusundan elde edilen, hücresel içeriği zengin sıvı bir formun kullanıldığı otolog yağ transferi yöntemidir. Göz çevresi, göz altı ve yüz gibi ince ciltli bölgelerde hem hacim desteği hem de cilt dokusunun iyileştirilmesi hedeflendiğinde tercih edilir.
Klasik yağ transferinden farkı, yağın mekanik olarak parçalanıp süzülerek çok ince, pürüzsüz bir sıvıya dönüştürülmesidir. Bu haliyle içinde yağ hücresinden çok, hücre desteği sağlayan yapılar bulunur. Bu nedenle NanoFat, kalın dokulara hacim vermek için değil, ince ciltli bölgelerde doku kalitesini desteklemek için uygundur.
Alınan yağ dokusu tek bir ürün değildir; işlenme biçimine göre farklı amaçlara hizmet eden üç ayrı forma ayrılır. "SVF NanoFat nedir" sorusunun karşılığı da buradadır.
Hangi formun kullanılacağı bölgeye ve hedefe göre belirlenir. Aynı seansta birden fazla formun farklı bölgelere uygulanması sık karşılaşılan bir yaklaşımdır.
Aşağıdaki kısa videoda MicroFat ile NanoFat'in hangi amaçla ayrı ayrı kullanıldığını anlatıyorum.
Buna karşılık NanoFat'in bir dezavantajı vardır: hyalüronik asit dolgularının aksine geri döndürülemez. Bu yüzden hasta seçimi ve uygulanan miktar konusunda temkinli davranırım.
Karın veya uyluk gibi donör alanlardan, ince kanüllerle ve az miktarda yağ alınır. Bu aşama, geniş bir liposuction işlemi değildir; hedeflenen miktar sınırlıdır ve donör bölgede belirgin bir değişiklik oluşturmaz.
Alınan yağ, kapalı bir sistemde yıkanarak yağ artıklarından ve hasar görmüş hücrelerden arındırılır. Ardından mekanik olarak inceltilip filtrelerden geçirilerek enjekte edilebilir sıvı forma dönüştürülür. Hedefe göre MicroFat, NanoFat ve SVF olarak ayrıştırılır.
Hazırlanan ürün, künt uçlu ince kanüllerle uygulanır. Göz çevresinde kanül tercih edilmesi, damar yaralanma riskini azalttığı için önemlidir. Sık uygulanan bölgeler:
İşlem lokal anestezi altında yapılabilir; kapsam genişlediğinde sedasyon eklenebilir.
Uygun olmayan durumlar: donör alanda yeterli yağ dokusu bulunmayan çok zayıf hastalar, belirgin yağ fıtıklaşması olanlar — bu hastalarda önce alt göz kapağı estetiği değerlendirilir, kontrolsüz kanama bozukluğu olanlar, gebelik ve emzirme dönemi, uygulama bölgesinde aktif enfeksiyon.
Uygulanan yağın bir bölümünün emilmesi doğal sürecin parçasıdır; bu nedenle bazı hastalarda ikinci bir seans planlanabilir. Özel bir bakım gerekmez; ilk günlerde bölgeye baskı uygulamamak ve ovmamak yeterlidir.
Yerleşen dokunun bir bölümü kalıcı olabilir, bir bölümü ise ilk aylarda emilir. Bu nedenle NanoFat'in etkisinin hyalüronik asit dolgularından uzun sürmesi beklenir; ancak kişiye göre değiştiği için önceden kesin bir süre vermek doğru olmaz.
NanoFat'in pürüzsüz sıvı yapısı, ince ciltli göz altı bölgesinde topaklanma riskini azaltır. Yine de bölgenin damar yapısı yoğun olduğu için uygulama tekniği ve hasta seçimi belirleyicidir.
Morluğun kaynağına bağlıdır. Çöküklüğün oluşturduğu gölgede belirgin fayda görülür. Pigment ya da damarsal kaynaklı koyulukta katkı daha sınırlıdır; bu tabloda mezoterapi gündeme gelir.
Çoğu hastada tek seans planlanır. Emilim sonrası hacim yetersiz kalırsa ikinci bir seans yapılabilir; bu, ilk uygulamanın başarısız olduğu anlamına gelmez.
Farklı bölgelerde farklı yöntemler birlikte planlanabilir. Aynı bölgeye eş zamanlı iki farklı ürün uygulamayı ise tercih etmem. Seçenekleri göz çevresi gençleştirme ve dermal dolgular sayfalarında karşılaştırabilirsiniz.