Göz kapağı seğirmesi, muayenehanemde en sık sorulan ve en çok endişe yaratan şikâyetlerden biri. Hastalar genellikle iki soruyla geliyor: "Ciddi bir şeyin habercisi mi?" ve "Neden geçmiyor?" Bu yazıda göz kapağı seğirmesinin neden olduğunu, hangi durumlarda tamamen zararsız olduğunu, ne kadar sürmesinin olağan sayıldığını, sürekli ve yüzün geneline yayılan seğirmenin neden farklı bir tablo olduğunu, blefarospazm ile hemifasiyal spazm ayrımını ve botulinum toksin tedavisinin nerede devreye girdiğini anlatıyorum.
Göz kapaklarını kapatan kas, gözün çevresini halka gibi saran ince bir kastır. Bu kasın içindeki bazı lif demetlerinin, beyinden gelen bilinçli bir komut olmadan kısa aralıklarla kasılmasına miyokimi denir. Halk dilinde seğirme dediğimiz şey budur: kapakta titreme, çırpınma, "atma" hissi. Genellikle alt kapakta, tek gözde ve saniyelerle dakikalar arasında süren ataklar hâlinde olur.
Neredeyse hiç. Basit seğirmede hareket son derece küçüktür; kişi kendi kapağının içinden hissettiği için çok belirgin sanır, ama karşıdaki insan çoğu zaman hiçbir şey fark etmez. Hastalarıma bunu söylemek genellikle rahatlatıyor. Aynaya bakıp bir şey görememek de zaten iyi habere işarettir: gözle görülür düzeyde, kapağı kapatan güçlü kasılmalar farklı bir tablodur ve aşağıda ayrı anlatıyorum.
Basit seğirmenin arkasında ciddi bir hastalık yoktur; tetikleyicilerin hemen hepsi günlük hayatın içindedir.
Magnezyum, kalsiyum ve potasyum gibi elektrolitlerin dengesizliği kas seğirmelerine katkıda bulunabilir, ancak göz kapağı seğirmesi olan hastaların çoğunda böyle bir eksiklik yoktur. Kendi kendine takviyeye başlamak yerine, önce uyku, kafein ve göz yüzeyi tarafına bakmak daha doğrudur. Yaygın ve inatçı kas seğirmeleri varsa bu ayrı bir değerlendirme konusudur.
Arama kayıtlarında en çok merak edilen ayrıntı bu: seğirme sol gözde mi sağ gözde mi, alt kapakta mı üst kapakta mı? Kısaca ele alalım.
Tıbben fark etmez. Basit seğirme hangi tarafta olursa olsun aynı mekanizmayla oluşur, aynı nedenlerden tetiklenir ve aynı biçimde geçer. Halk arasında sol ya da sağ göz seğirmesine iyi ya da kötü haber anlamı yüklenir; bunun tıbbi bir karşılığı yoktur, seğirme bir işaret değil bir kas olayıdır. Hekim için önemli olan hangi taraf olduğu değil, seğirmenin tek gözde mi iki gözde mi olduğu, ne kadar sürdüğü ve yüzün başka bölgelerine yayılıp yayılmadığıdır.
Basit seğirme çoğunlukla alt kapakta görülür, ama üst kapakta da olabilir. Üst kapak seğirmesi bazen kaşın da hafifçe oynadığı hissini verir. Tek başına, kısa süreli ve göz kapanmasına yol açmayan bir titreme her iki durumda da aynı anlamı taşır. Ayırt edici olan konum değil, seğirmenin gözü zorla kapatıp kapatmadığı ve süreklilik kazanıp kazanmadığıdır.
Basit seğirme genellikle birkaç saatten birkaç güne kadar süren ataklar hâlinde gelir, arada tamamen kaybolur ve çoğu kişide bir iki hafta içinde tümüyle geçer. Zaman zaman haftalarca aralıklı devam edebilir; bu da tek başına endişe sebebi değildir. İşe yarayan yaklaşımlar şunlar:
Kapağa bastırmak, ovmak ya da göz çevresine masaj yapmak seğirmeyi durdurmaz; ovma kuruluğu ve tahrişi artırdığı için genellikle işleri kötüleştirir. Kuruluk şüphesi varsa kuru göz hastalığı sayfasındaki bilgiler yardımcı olur.
Basit seğirmeden ayrılması gereken tablo budur. Benign esansiyel blefarospazm, göz çevresi kaslarının istem dışı, güçlü ve yineleyen kasılmalarıyla giden nörolojik bir hareket bozukluğudur. Basit seğirmeyle karıştırılmaması önemlidir, çünkü gidişi de tedavisi de farklıdır.
Genellikle orta ve ileri yaşta başlar, kadınlarda daha sık görülür. Göz kapağı hastalıkları başlığı altındaki diğer tablolarla karışabildiği için ayırıcı tanı muayeneyle yapılır; göz kapağı hastalıkları sayfasında bu grubun genel çerçevesini bulabilirsiniz.
Hemifasiyal spazm, adından anlaşılacağı gibi yüzün tek yarısını tutar. Genellikle göz çevresinde başlar, sonra aynı taraftaki yanak, ağız kenarı ve boyun kaslarına yayılır; konuşurken ağzın kenarı yukarı çekilebilir. Blefarospazmdan iki temel farkı vardır: tek taraflıdır ve uykuda bile sürebilir.
Altında çoğunlukla yüz sinirinin beyin sapından çıktığı yerde bir damar tarafından bastırılması yatar; daha seyrek olarak başka nedenler söz konusudur. Bu yüzden hemifasiyal spazmdan şüphelenildiğinde görüntüleme ve nöroloji değerlendirmesi gerekebilir. Tek taraflı olup göz çevresinden yüze yayılan bir kasılma varsa bunu basit seğirme diye geçiştirmemek gerekir.
Uyku düzensizliğine ya da kafeine bağlı basit seğirmede tedaviye gerek yoktur; tetikleyici ortadan kalkınca şikâyet de kalkar. Botulinum toksin uygulaması, blefarospazm ve hemifasiyal spazmda ise kabul görmüş temel tedavidir. Aşırı çalışan kas gruplarına küçük dozlarda uygulanır, kas ile sinir arasındaki iletiyi geçici olarak azaltır ve kasılmaların şiddetini düşürür.
Etki birkaç gün içinde başlar, ortalama üç-dört ay sürer ve şikâyet geri döndüğünde uygulama tekrarlanır. Kalıcı bir tedavi değildir, hastalığı ortadan kaldırmaz; ancak günlük hayatı büyük ölçüde rahatlatır. Hangi kas gruplarına, hangi noktalardan uygulanacağı hastanın kasılma paternine göre planlanır. Uygulamanın ayrıntılarını botulinum toksin enjeksiyonları sayfasında bulabilirsiniz.
Göz kapağı seğirmelerinin büyük çoğunluğu zararsızdır ve kendiliğinden geçer. Şu durumlarda ise değerlendirilmesi gerekir:
Son iki maddede beklemek doğru değildir; bunlar göz dışındaki bir sorunun işareti olabilir ve hızla değerlendirilmelidir. Bunun dışında, uzun süredir devam eden ve hayat kalitenizi düşüren bir seğirmeyi "geçer" diye taşımanıza gerek yok: ayrımı yapmak muayenehanede birkaç dakika süren bir değerlendirmeyle mümkün, ve ayrım netleştiğinde tedavi de netleşiyor.
En sık nedenler uyku eksikliği, aşırı kafein, stres, uzun ekran süresine bağlı göz yorgunluğu, kuru göz ve alerjiye bağlı yüzey tahrişidir. Alkol, sigara ve düzeltilmemiş gözlük numarası da tetikleyebilir. Bu tabloda kapak kasındaki lif demetleri kısa aralıklarla istemsiz kasılır; altında ciddi bir hastalık yoktur.
Basit seğirme genellikle ataklar hâlinde gelir ve çoğu kişide bir iki hafta içinde tamamen geçer. Uykuyu düzene sokmak, kafeini azaltmak, ekran molası vermek ve göz yüzeyini nemli tutmak süreci kısaltır. Kapağa bastırmak veya ovmak seğirmeyi durdurmaz, tahrişi artırdığı için genellikle işleri kötüleştirir.
Tıbben fark yoktur. Basit seğirme hangi tarafta olursa olsun aynı mekanizmayla oluşur ve aynı biçimde geçer; halk arasında sol ya da sağ göze yüklenen anlamların tıbbi bir karşılığı yoktur. Hekim için önemli olan taraf değil, seğirmenin tek gözde mi iki gözde mi olduğu, ne kadar sürdüğü ve yüze yayılıp yayılmadığıdır.
Haftalarca kesintisiz süren, giderek sıklaşan ve gözü gerçekten kapatan kasılmalar basit seğirmeden farklıdır. İki taraflı ve ışıkla artan bu tablo blefarospazm olabilir; kasılma yüzün tek yarısına, yanağa ve ağız kenarına yayılıyorsa hemifasiyal spazm düşünülür. Her iki durumda da muayene gerekir.
Blefarospazm genellikle iki taraflıdır ve göz çevresi kaslarıyla sınırlı kalır; parlak ışık, rüzgâr ve stresle artar. Hemifasiyal spazm ise tek taraflıdır, göz çevresinden başlayıp aynı yarıdaki yanak ve ağız kenarına yayılır ve uykuda bile sürebilir. Hemifasiyal spazmda yüz sinirine damar basısı sık bir neden olduğu için görüntüleme ve nöroloji değerlendirmesi gerekebilir.
Uykusuzluk veya kafeine bağlı basit seğirmede gerekmez; tetikleyici düzeldiğinde şikâyet de geçer. Blefarospazm ve hemifasiyal spazmda ise botulinum toksin uygulaması kabul görmüş temel tedavidir. Etkisi birkaç gün içinde başlar, ortalama üç-dört ay sürer ve şikâyet geri döndüğünde uygulama tekrarlanır.
Kasılma gözü tamamen kapatıyorsa, yüzün diğer bölgelerine yayılıyorsa, üst kapakta düşüklük başladıysa ya da gözünüzü tam kapatamıyorsanız beklemeyin. Yüzün bir yarısında güçsüzlük veya uyuşma olması ve şikâyetin bir kafa travmasından sonra başlaması da hızlı değerlendirme gerektirir. Kızarıklık, akıntı ve görme değişikliğinin eşlik ettiği seğirme de muayene edilmelidir.