Gözyaşı kanalı tıkanıklığı, gözyaşının buruna akmasını engelleyen ve gözde sulanma, çapaklanma ve tekrarlayan enfeksiyonlara neden olan bir durumdur. Erişkinlerde sık görülür, kadınlarda ve ileri yaşta daha yaygındır. Yaşam kalitesini belirgin biçimde etkiler; doğru teşhis ve tedavi ile başarılı şekilde yönetilebilir.
Gözyaşı, göz yüzeyini yıkadıktan sonra iç göz kenarındaki punktumlardan içeri alınır; kanalikülüsler, gözyaşı kesesi ve nazolakrimal kanal üzerinden burun boşluğuna akar. Erişkinlerde tıkanıklık en sık kanalın buruna açıldığı bölgede, yani nazolakrimal kanalda oluşur.
Kanal tıkandığında gözyaşı akacak yer bulamaz ve kapak kenarından taşarak yanağa iner. Bunun adı epiforadır. Kesede biriken gözyaşı zamanla enfeksiyon için uygun bir ortam haline gelir; bu nedenle tıkanıklık yalnızca bir sulanma sorunu değil, tekrarlayan enfeksiyon kaynağıdır.
Dakriyosistit, gözyaşı kesesinin iltihaplanmasıdır ve neredeyse her zaman altta bir kanal tıkanıklığı vardır. İki biçimde karşımıza çıkar.
Akut dönemde öncelik iltihabın kontrol altına alınmasıdır. Ancak bu geçici bir çözümdür: tıkanıklık açılmadıkça tablo tekrarlar. Bu nedenle akut atak yatıştıktan sonra kalıcı tedavi, yani cerrahi planlanır. Kronik dakriyosistitte gözyaşı kesesi bakteri deposu gibi çalışır; bu göze başka bir ameliyat, örneğin katarakt cerrahisi planlanıyorsa önce kanal sorununun çözülmesi gerekir.
Bu soruyu çok sık alıyorum, cevabı hastanın tablosuna göre değişir. Erişkinde tam nazolakrimal kanal tıkanıklığında ilaçla, damlayla veya masajla kalıcı açılma beklenmez. Bebeklerdeki doğumsal tıkanıklıktan farklı olarak burada kendiliğinden düzelme olmaz; kanaldaki daralma yapısaldır.
Ameliyat dışı yaklaşımların yeri şudur:
Kısacası, sulanmanın nedeni tam tıkanıklık değilse ameliyatsız çözüm mümkündür. Bu ayrımı yapmak için muayene ve kanal yıkaması şarttır.
Tam tıkanıklıkta tedavi cerrahidir. Ameliyatta tıkanıklığın üstündeki bir seviyeden, gözyaşı kesesi ile burun boşluğu arasında yeni bir yol oluşturulur. Bu işlemin adı dakriyosistorinostomidir (DSR).
Ameliyat çoğu hastada lokal anestezi ile yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir. Hastaların büyük bölümünde ilk ameliyattan sonra sulanma düzelir. Lazerle ve burun içi yolla yapılan girişimlerden sonra tekrar tıkanma olasılığı daha yüksektir.
DSR yaygın uygulanan bir ameliyattır, ancak her cerrahi girişim gibi riski vardır. Hastalarıma bunları ameliyat öncesinde açıkça anlatıyorum:
Kanama riskini artırdığı için kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız bunu ameliyat öncesinde mutlaka bildirmeniz gerekir. İlacın kesilip kesilmeyeceğine, o ilacı yazan hekimle birlikte karar veriyoruz.
Şu belirtilerde beklemeden başvurmak gerekir: durdurulamayan burun kanaması, artan ağrı ve şişlik, ateş, görmede azalma.
Daha önce gözyaşı kanal ameliyatı geçirmiş ve şikayeti sürmüş hastalarda seçenekler tükenmiş değildir. İkinci girişimden sonra hastaların çoğu yakınmalarından kurtulur. Revizyon ameliyatları ilk ameliyattan daha zordur; anatomi değişmiştir ve yara dokusu vardır. Bu nedenle bu ameliyatlar sıklıkla lakrimal cerrahi ve oküloplastik cerrahi alanında deneyimli hekimler tarafından yapılır. Göz hekiminiz gerek duyduğunda sizi bu konuda deneyimli bir oküloplastik cerraha yönlendirecektir.
Revizyon seçenekleri, başarısızlığın nedeni ve ayrıntılı tedavi planı için başarısız gözyaşı kanal ameliyatlarının tedavisi sayfasına bakabilirsiniz.
Gözyaşı sistemi hakkında genel bilgi için gözyaşı sistemi hastalıkları, bebek ve çocuklardaki durum için çocuklarda gözyaşı kanalı tıkanıklıkları sayfalarına bakabilirsiniz.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
En sık görülen erken sorun burun kanamasıdır; genellikle hafiftir ve ilk günlerde kendiliğinden durur. Daha seyrek olarak yara yerinde enfeksiyon, yeni açılan yolun yara dokusuyla yeniden daralması, silikon tüpün yer değiştirmesi ve burun içinde yapışıklık görülebilir. Eksternal yöntemde burun kökünün yanında ince bir iz kalır, çoğu hastada zamanla belirsizleşir. Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız ameliyat öncesinde mutlaka bildirmelisiniz.
Erişkinde tam nazolakrimal kanal tıkanıklığında damla, ilaç ya da masaj ile kalıcı açılma beklenmez; bebeklerdeki doğumsal tıkanıklıktan farklı olarak kendiliğinden düzelme olmaz. Ancak sulanmanın nedeni tam tıkanıklık değilse ameliyatsız çözüm mümkündür. Punktum darlığı genişletme ile, kısmi darlıklar silikon tüp veya balon ile, kuru göze ve kapak bozukluğuna bağlı sulanma ise göz yüzeyi tedavisiyle giderilebilir. Bu ayrımı muayene ve kanal yıkaması ile yapıyoruz.
İlk günlerde burundan hafif kanlı sızıntı ve göz çevresinde ödem olağandır. İlk hafta burun sümkürmemek, hapşırırken ağzı açık tutmak gerekir. Cilt dikişleri genellikle ilk hafta içinde alınır, ödem birkaç hafta içinde çözülür. Sulanma bazı hastalarda ilk günden, bazılarında ödem çözüldükçe düzelir. Silikon tüp takıldıysa çoğunlukla 2-6 ay içinde poliklinikte çıkarılır.
Dakriyosistit, gözyaşı kesesinin iltihaplanmasıdır ve neredeyse her zaman altta bir kanal tıkanıklığı vardır. Akut biçiminde burun kökünün yanında ani başlayan ağrılı, kızarık ve sıcak bir şişlik olur; kronik biçiminde sürekli sulanma ve keseye bastırınca gelen akıntı görülür. Antibiyotikle iltihap yatışır ama tıkanıklık yerinde kaldığı için gözyaşı yeniden birikir ve tablo tekrarlar. Kalıcı çözüm, akut dönem geçtikten sonra yapılan kanal ameliyatıdır.
Hayır. Sulanmanın iki farklı mekanizması vardır. Birincisi drenaj yetersizliğidir: gözyaşı normal üretilir ama akıp gidemez. İkincisi refleks sulanmadır: göz yüzeyi tahriş olduğu için fazla gözyaşı üretilir. Kuru göz, blefarit, alerji, kirpik batması ve kapak konum bozuklukları bu ikinci gruptadır. Kuru gözün sulanma yapması hastalara şaşırtıcı gelir ama sıktır. Doğru ayrım yapılmadan verilen tedavi sonuç vermez.
Seçenekler tükenmiş değildir. İkinci girişimden sonra hastaların büyük bölümü yakınmalarından kurtulur. Revizyon ameliyatları ilk ameliyattan daha zordur, çünkü anatomi değişmiştir ve yara dokusu vardır. Bu nedenle bu girişimler sıklıkla lakrimal ve oküloplastik cerrahi alanında deneyimli hekimler tarafından yapılır. Ayrıntılı bilgi için başarısız gözyaşı kanal ameliyatlarının tedavisi sayfasına bakabilirsiniz.
Burun içinden yapılan endoskopik yöntemde ciltte hiç kesi yoktur. Cilt yoluyla yapılan eksternal yöntemde burun kökünün yanında yaklaşık bir santimetrelik ince bir kesi olur. Kesi, cildin doğal çizgilerine yerleştirildiğinde ve dokuya uygun teknikle kapatıldığında zamanla belirsizleşir; çoğu hastada birkaç ay sonra fark edilmez hale gelir.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al