Evisserasyon ve enükleasyon, göz cerrahisinde uygulanan iki farklı ameliyat türüdür. Türkçede evisserasyon zaman zaman eviserasyon olarak da yazılır; ikisi aynı ameliyattır. Bu işlemler genellikle göz travması, göz içi tümörler, ciddi enfeksiyonlar veya ağrılı kör göz gibi durumlarda gündeme gelir. İkisi de görmesi olmayan bir gözde uygulanır ve ardından protez göz takılarak yüz simetrisi korunur.
Evisserasyon, göz küresinin iç yapılarının çıkarıldığı, ancak gözün beyaz dış tabakası olan skleranın ve buna yapışık ekstraoküler kasların yerinde bırakıldığı cerrahi işlemdir. Kısaca gözün içi boşaltılır, dış kabuğu korunur.
Boşaltılan alana yuvanın hacmini korumak için yuvarlak bir orbital implant yerleştirilir ve sklera bu implantın üzerine kapatılır. Kaslar skleraya bağlı kaldığı için implant ve üzerine takılacak protez, göz hareketlerinden pay alır.
Enükleasyon, göz küresinin tamamının çıkarıldığı cerrahi işlemdir. Sklera dahil tüm küre alınır, göz kasları küreden ayrılır ve yuvaya yerleştirilen orbital implanta yeniden dikilir. Görme siniri, kürenin arkasından kesilerek ayrılır.
Bu yöntemde göz içi dokular bir bütün olarak çıkarıldığı için patolojik inceleme eksiksiz yapılabilir. Tümör olgularında bu belirleyicidir.
İki ameliyatın temel farkı, gözün dış kabuğunun korunup korunmadığıdır.
Karar; gözün mevcut durumu, altta yatan hastalık, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahi değerlendirme birlikte ele alınarak verilir.
Bu sorunların bir bölümü zamanla ve seyrek olarak ortaya çıkar; büyük kısmı erken fark edildiğinde düzeltilebilir. Ayrıntılar için protez yuvası sorunları sayfasına bakabilirsiniz.
Her iki ameliyat da protez göz uygulaması için uygun bir zemin oluşturur. Ameliyattan hemen sonra takılan konformer geçicidir; kalıcı protez, ödem çözülüp doku oturduktan sonra kişiye özel hazırlanır. Renk ve damar deseni diğer göz örnek alınarak elle boyanır.
Protez göz görme sağlamaz. Yuvanın hacmini korur, kapakların çökmesini önler ve doğala yakın bir görünüm verir. Protezin nasıl temizleneceği, ne sıklıkla değiştirileceği ve çocuklarda nasıl planlandığı hakkında ayrıntılı bilgi protez göz sayfasındadır.
Evisserasyon ve enükleasyon, belirli klinik durumlarda gündeme gelen ve düzenli takiple sonuçları iyi yönetilen ameliyatlardır. Her iki işlem de protez göz uygulaması için uygun bir temel oluşturur ve amaç, hastanın günlük yaşam konforunu korumaktır.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Evisserasyon, göz küresinin iç yapılarının çıkarıldığı, gözün beyaz dış tabakası olan skleranın ve buna yapışık göz kaslarının yerinde bırakıldığı ameliyattır. Türkçede eviserasyon olarak da yazılır. Boşaltılan alana yuvanın hacmini korumak için yuvarlak bir implant yerleştirilir. Kaslar skleraya bağlı kaldığı için ameliyat sonrası takılan protezin hareketi genellikle daha doğal olur.
Enükleasyon, göz küresinin tamamının çıkarıldığı ameliyattır. Sklera dahil tüm küre alınır, göz kasları küreden ayrılarak yuvaya yerleştirilen orbital implanta yeniden dikilir ve görme siniri kürenin arkasından kesilir. Göz içi dokular bir bütün olarak çıkarıldığı için patolojik inceleme eksiksiz yapılabilir; bu, göz içi tümör olgularında belirleyicidir.
Temel fark, gözün dış kabuğunun korunup korunmadığıdır. Evisserasyonda göz içeriği alınır, sklera ve ona bağlı kaslar kalır. Enükleasyonda küre bütün olarak çıkarılır ve kaslar implanta yeniden dikilir. Bu nedenle evisserasyon sonrası protez hareketi genellikle daha iyidir ve iyileşme daha hızlıdır. Göz içi tümör varlığında ise enükleasyon uygulanır, evisserasyon uygun değildir.
Başlıca durumlar; onarılamayacak ölçüde ağır göz travması, görmesi kalmamış ve ilaçla rahatlatılamayan ağrılı kör göz, tedaviye yanıt vermeyen ağır göz içi enfeksiyon, göz içi tümörler ve ileri derecede küçülmüş gözdür. Karar; gözün durumu, altta yatan hastalık, hastanın genel sağlık durumu ve cerrahi değerlendirme birlikte ele alınarak verilir.
Ameliyat sonunda yuvaya şeffaf geçici bir konformer yerleştirilir; görevi kapakların yapışmasını ve yuvanın daralmasını önlemektir. Ödem çözülüp doku oturduktan sonra, genellikle 4-8 hafta içinde kalıcı protez için ölçü alınır. Kalıcı protez kişiye özel hazırlanır ve renk ile damar deseni diğer göz örnek alınarak elle boyanır.
İlk günlerde göz çevresinde ödem, morarma ve künt bir ağrı olağandır; soğuk uygulama ve başı yüksekte tutmak rahatlatır. Verilen damla veya pomatlar düzenli kullanılır. Ödem iki ile dört hafta içinde belirgin biçimde çözülür. Bu dönemde ağır kaldırmaktan, havuzdan ve tozlu ortamlardan kaçınmak gerekir. Kalıcı protez ölçüsü doku oturduktan sonra alınır.
Olası sorunlar arasında kanama ve yuva içinde hematom, enfeksiyon, implantın açığa çıkması veya yer değiştirmesi, konjonktiva yetersizliğine bağlı yuva daralması, üst kapakta çöküklük ve kapak düşmesi ile yuvadaki hacim kaybına bağlı protez uyumsuzluğu yer alır. Anesteziye bağlı riskler de vardır. Bu sorunların büyük kısmı erken fark edildiğinde düzeltilebilir; bu nedenle düzenli kontrol önemlidir.
Ameliyat diğer gözün görmesini doğrudan etkilemez. Ancak tek gözle görmeye uyum bir süreçtir: derinlik algısı ilk aylarda azalır, beyin zamanla gölge, boyut ve hareket gibi ipuçlarını kullanarak bunu büyük ölçüde telafi eder. Bu dönemde araç kullanırken ve merdivende dikkatli olmak gerekir. Sağlam gözün korunması en önemli önceliktir; görmede azalma, ışık çakması veya ağrı olursa beklemeden başvurulmalıdır.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al