Göz kapağının içe ya da dışa dönmesi, hastaların çoğu zaman "gözüm sürekli sulanıyor" ya da "kirpiklerim batıyor" diye anlattığı bir durumdur. Kapağın kendisine bakmadan bu iki şikâyeti ayırmak zordur; entropion ve ektropion birbirinin tersi olsa da ikisi de aynı sonucu, yani sürekli sulanan ve tahriş olan bir göz yüzeyini doğurur. Bu yazıda ikisini nasıl ayırdığımı, neden geliştiklerini, korneayı nasıl etkilediklerini, evde neyin işe yarayıp neyin yaramadığını ve cerrahi düzeltmenin nasıl planlandığını anlatıyorum.
Entropion, kapak kenarının göze doğru dönmesidir. Kapak döndüğünde kirpikler ve kapağın deri kenarı kornea ile konjonktivaya sürtünür. Hastanın tarifi genellikle şudur: gözde bir şey var hissi, sabahları daha belirgin batma, sulanma, kızarıklık, ışıktan rahatsızlık. Kişi gözünü ovuşturdukça ya da sıkıca kapattıkça şikâyet artar, çünkü kapak daha da içe kıvrılır.
En sık biçimi yaşa bağlı olanıdır ve neredeyse her zaman alt kapakta görülür. Kapağı yerinde tutan yapılar yıllar içinde gevşer, kapağı aşağı çeken kaslar yapıştıkları yerden ayrılır, kapak kenarı desteğini kaybeder. Bir de göz yüzeyi ya da konjonktiva üzerinde skar dokusu bırakan hastalıklardan, kimyasal yanıklardan veya geçirilmiş cerrahilerden sonra gelişen tip vardır; bu tabloda üst kapak da tutulabilir ve tedavi farklı planlanır. Ayrıntılı anlatım için göz kapağının içe dönmesi (entropion) sayfasına bakabilirsiniz.
Ektropion, kapak kenarının gözden uzaklaşarak dışa dönmesidir. Kapak göz yüzeyine temas etmeyince iki şey birden bozulur: gözyaşının kapak kenarındaki kanala ulaşması ve göz yüzeyinin kapakla ıslatılması. Sonuçta göz hem sulanır hem kurur. Hasta genellikle sürekli akan bir gözden, kapak kenarındaki kızarıklık ve kabalaşmadan, sabahları yapışan kapaklardan söz eder.
Yaşa bağlı gevşeme burada da en sık sebeptir. Yüz felci sonrası kapak kasının çalışmaması, kapağı aşağı çeken deri kısalığı, uzun süreli güneş hasarı, egzama benzeri kronik deri hastalıkları, kapak bölgesindeki kitleler ve geçirilmiş kapak cerrahileri diğer nedenlerdir. Ayrıntı için göz kapağının dışa dönmesi (ektropion) sayfasını okuyabilirsiniz.
Ektropionun belirtilerini ve kalıcı çözümün neden cerrahi olduğunu aşağıdaki kısa videoda anlatıyorum.
Hastanın anlattığı şikâyetler büyük ölçüde örtüşür; ayrım muayenede yapılır. Aynaya bakan bir kişi kapağının döndüğünü fark etmeyebilir, çünkü değişim milimetriktir. Muayenede kapağın kenarına ve kirpiklerin yönüne bakarım: kirpikler göze doğru bakıyorsa entropion, kapak kenarı gözden ayrılmışsa ve alt kapağın iç yüzeyi görünüyorsa ektropion.
Bunun yanında kapağın gevşekliğini ölçen basit testler kullanılır. Kapağı gözden hafifçe ayırıp bıraktığımızda hemen yerine oturmuyorsa yatay gevşeklik vardır; bu bulgu her iki tabloda da cerrahinin planını değiştirir. Üçüncü bir ihtimali de her zaman ayırmak gerekir: kapak konumu tamamen normalken kirpiklerin yanlış yöne doğru çıkması. Buna trikiyazis diyoruz ve tedavisi kapak cerrahisinden farklıdır. Konunun ayrıntısı kirpik batmaları sayfasında.
Her iki tabloda da temel mekanizma kapağın destek dokularındaki değişimdir:
Kornea, gözün en yoğun sinir ağına sahip dokusudur. Sürekli sürten bir kirpik önce yüzeydeki hücre tabakasını aşındırır. Bu aşamada hasta batma ve sulanmadan yakınır, muayenede boya ile boyanan noktasal defektler görülür. Tahriş sürerse yüzey defekti genişler, üzerine enfeksiyon eklenebilir ve kornea ülseri gelişir. İyileşen ülser iz bırakır; iz görme ekseninde ise kalıcı bulanıklığa yol açar.
Bu yüzden entropionu yalnızca konfor sorunu olarak görmüyorum. Şikâyetin şiddeti her zaman hasarın derecesini yansıtmaz; uzun süredir tahriş yaşayan bazı hastalarda kornea duyusu azaldığı için ağrı beklenenden hafif olur. Kapak konumu bozuksa, hasta çok yakınmasa bile göz yüzeyi düzenli aralıklarla değerlendirilmelidir.
Cerrahi planlanana kadar ya da hasta ameliyat için uygun durumda değilse şu yaklaşımlar göz yüzeyini korur:
Bunların hiçbiri kapağın konumunu kalıcı olarak düzeltmez; şikâyeti hafifletir ve korneayı korur. Kirpiği evde koparmak ise en sık yapılan hatalardan biridir. Yeniden çıkan kirpik daha kısa ve sert olur, korneayı daha çok tahriş eder.
Kalıcı çözüm cerrahidir ve yöntem sebebe göre seçilir. Yaşa bağlı entropionda kapağın yatay gevşekliği giderilir ve yerinden ayrılmış olan kapak retraktörleri yeniden tespit edilir. Ektropionda yine kapak gerilir; iç köşeye yakın bölge dönmüşse o bölgeye yönelik ek bir düzeltme yapılır. Skar dokusuna bağlı tablolarda kısalan doku yerine greft koymak gerekir: içte mukoza, dışta tam kalınlıkta deri grefti kullanılır. Yüz felcine bağlı ektropionda kapak desteğinin yanında kapağın kapanmasını sağlayacak ek işlemler gündeme gelir.
İşlemler çoğunlukla lokal anestezi altında ve günübirlik yapılır. İlk günlerde şişlik ve morluk beklenir, dikişler yaklaşık bir hafta içinde alınır, kapak konumunun oturması birkaç haftayı bulur. Doğru planlanmış bir düzeltmede sonuç uzun yıllar korunur; yine de dokular zamanla yeniden gevşeyebileceği için takip önerilir.
Kapak kenarının döndüğünü fark ettiyseniz, kirpikleriniz batıyorsa ya da bir gözünüz haftalardır sulanıyorsa muayene olmayı ertelemeyin; bu tablolar kendiliğinden düzelmez ve beklerken göz yüzeyi zarar görür. Şu belirtiler eklendiyse aynı gün değerlendirilmelidir: ağrının belirgin artması, ışığa bakamama, görmede bulanıklık, gözde yoğun kızarıklık ya da korneada beyaz bir leke fark edilmesi. Bunlar kornea yüzeyinin bozulduğunu düşündüren bulgulardır ve gecikmeye gelmez.
Entropion, göz kapağı kenarının içe doğru dönmesidir. Kapak döndüğünde kirpikler göz yüzeyine sürtünür; batma hissi, sulanma, kızarıklık ve ışıktan rahatsızlık ortaya çıkar. En sık alt kapakta ve ileri yaşta, kapak dokularının gevşemesine bağlı olarak görülür.
Kirpik batmasının en sık iki sebebi vardır: kapağın içe dönmesi ve kapak pozisyonu normalken kirpiklerin yanlış yöne çıkması. İkisi de kendiliğinden düzelmez; kirpik koparıldığında birkaç hafta içinde daha sert biçimde geri çıkar. Kalıcı çözüm sebebe göre planlanır.
Geçici rahatlama sağlar ama sorunu büyütebilir. Yeniden çıkan kirpik daha kısa ve serttir, korneayı daha çok tahriş eder. Tekrarlayan batmalarda kirpik kökünü hedefleyen işlemler ya da kapak cerrahisi düşünülmelidir.
Yaşa bağlı gelişen entropion ve ektropion, dokulardaki gevşemenin sonucudur ve kendiliğinden düzelmez. Damla, jel ve bantlama şikâyeti hafifletir, kapağın konumunu değiştirmez. Kalıcı düzeltme cerrahidir.
Genellikle lokal anestezi altında, günübirlik yapılır. Kapağın yatay gevşekliği gerilir ve gevşemiş olan kapak kasları yeniden yerine tespit edilir. İlk günlerde şişlik ve morluk olur, dikişler bir hafta içinde alınır, kapak konumu birkaç hafta içinde oturur.
Doğru teknikle düzeltilen kapaklarda sonuç uzun süre korunur, ancak dokular yıllar içinde yeniden gevşeyebilir ve az sayıda hastada tekrarlama görülebilir. Skar dokusuna bağlı entropionlarda tekrarlama olasılığı daha yüksektir, takip önemlidir.
Uzun süre açık kalan göz yüzeyi kurur; tedavi edilmediğinde kornea üzerinde yüzey bozulmaları ve nadiren ülser gelişebilir. Erken düzeltildiğinde kalıcı hasar beklenmez. Bulanıklık, ağrı ve ışık hassasiyeti eklenmişse beklemeden değerlendirilmelidir.