Katarakt ameliyatı sonrası ilk günler, hastaların çoğu zaman ameliyatın kendisinden daha çok merak ettiği dönemdir. Muayenehanemde en sık duyduğum sorular şunlar: "Ne zaman net göreceğim?", "Suya değerse ne olur?", "Merceğin kaydığını nasıl anlarım?" Bu yazıda ameliyatın nasıl yapıldığını, ilk 24 saatte ve ilk haftada neyin olağan olduğunu, nelerden kaçınmak gerektiğini, görmenin hangi takvimle netleştiğini, mercek kaymasının hangi belirtilerle kendini gösterdiğini ve yıllar sonra çıkabilen arka kapsül bulanıklığının neden bir nüks olmadığını anlatıyorum.
Günümüzde katarakt cerrahisi fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılıyor. Gözün saydam tabakasının kenarından birkaç milimetrelik bir giriş açılıyor, bulanıklaşmış doğal mercek ultrason enerjisiyle parçalanıp emiliyor ve yerine katlanabilir bir göz içi merceği, doğal merceğin kendi kesesinin (kapsülün) içine yerleştiriliyor. Kesi kendiliğinden kapanacak kadar küçük olduğu için çoğu zaman dikiş gerekmiyor. Hastalığın kendisini okumak isterseniz katarakt sayfamızda daha temel bir anlatım var.
Cerrahinin kendisi çoğu olguda 15-30 dakikada bitiyor. "Kaç saat sürer" sorusunun cevabı hastanede geçirilen toplam süreyle ilgili: hazırlık, göz bebeğinin büyütülmesi ve sonrasındaki kısa dinlenmeyle birlikte yarım günü bulabiliyor. İşlem genellikle damla anestezisiyle, hasta uyanıkken yapılıyor. Hastalarıma "ışığı ve renkleri göreceksiniz, ameliyatı izlemeyeceksiniz" diyorum; ağrı beklenmez, hafif bir basınç hissi olağandır.
İlk saatlerde ışıklar halelenmiş, renkler fazla parlak ve görüntü sisli olabilir. Sebebi ikili: göz bebeği hâlâ büyütülmüştür ve saydam tabakada işleme bağlı hafif bir ödem vardır. Katarakt yıllar içinde renkleri sarartıp soldurduğu için mavilerin aniden "çiğ" görünmesi de sık anlatılır; bu gerçek rengin geri gelmesidir.
İlk gün gözde kum kaçmış gibi bir batma, hafif kızarıklık, sulanma ve ışıktan rahatsızlık beklenen bir tablodur. Görme dalgalanır: sabah daha net, akşam daha puslu olabilir. Bunlar kötü gidişat işareti değildir. Beklenmeyen tek şey artan, ağrı kesiciyle geçmeyen şiddetli ağrı ve görmenin ameliyat öncesinden de kötüye gitmesidir.
Hastalarıma ilk geceyi ameliyat olan gözün üstüne yatmadan, koruyucuyla geçirmelerini söylüyorum. Uykuda farkında olmadan gözü ovmak ya da yastığa bastırmak ilk günlerin en gerçekçi riskidir. Sırtüstü ya da diğer tarafa dönerek uyumak yeterlidir; başı biraz yüksekte tutmak ödemi azaltır.
İyileşmenin belkemiği damla düzenidir. İltihabı baskılayan ve enfeksiyondan koruyan damlalar, azalan bir programla birkaç hafta kullanılır. Burada marka ya da doz yazmıyorum; şema göze ve eşlik eden hastalıklara göre cerrahınız tarafından belirlenir, harfiyen uygulanması gerekir.
Birden fazla damla varsa aralarında beş dakika bırakmak gerekir; arka arkaya damlatılırsa ikincisi birincisini yıkayıp götürür. Damlalığın ucu göze, kirpiğe ya da parmağa değmemelidir. Alt kapak hafifçe aşağı çekilip oluşan cebe tek damla bırakmak yeterlidir; üst üste sıkmak yararlı değildir. Damla sonrası gözü sıkmak yerine kapağı yumuşakça kapatmak emilimi artırır.
Duş alınabilir ama suyun ve şampuanın doğrudan göze kaçmaması gerekir; yüzü nemli havluyla silmek en pratik çözümdür. Havuz, deniz, hamam ve sauna birkaç hafta ertelenir, göz çevresi makyajı bir süre bırakılır. Toz, toprak ve boya işlerinden uzak durulur. Bahçe işi ve evde büyük temizlik, hastaların zararsız sandığı ama gözü en çok zorlayan işlerdir.
Yasak listesini kısa tutmayı seviyorum, uzun liste hatırlanmıyor. Önemli olanlar şunlar:
Bazı hastalar ertesi gün belirgin bir netlik fark eder, bazılarında bu birkaç gün sürer. Saydam tabakadaki ödem çözüldükçe görme oturur: ilk hafta hızlı düzelme, ilk ay içinde stabilleşme. Gözlük numarası genellikle üçüncü-altıncı hafta civarında yazılır; ondan önce alınan gözlük kısa sürede geçersiz kalır.
Merceğin odak özelliği ameliyat öncesi ölçümlerle planlanır. Tek odaklı mercekte uzak net olur, yakın için okuma gözlüğü gerekir. Astigmatizma düzeltilmediyse hem uzak hem yakında hafif bulanıklık kalabilir. Bunlar komplikasyon değil, mercek planlamasının sonucudur ve ameliyattan önce konuşulması gereken konulardır.
Kesi, göz yüzeyindeki sinir uçlarını geçici olarak etkiler; damlalar ve içindeki koruyucular da yüzeyi zorlar. Bu yüzden ilk haftalarda kuruluk hissi sık görülür ve genellikle geçicidir. Zaten kuru göz sorunu olanlarda tablo daha belirgindir; bu grupta yüzeyin ameliyattan önce düzeltilmesi görme kalitesini doğrudan etkiler. Ayrıntı için kuru göz hastalığı sayfasına bakabilirsiniz.
Göz içi merceğin kesesi içinde merkezden kayması seyrek görülür, ama hastaların çok merak ettiği bir başlıktır. Önce en önemli noktayı söyleyeyim: mercek kaymasını aynaya bakarak anlayamazsınız. Mercek gözün içindedir, dışarıdan görünmez. Şüphe belirtilerden doğar, doğrulama muayenede biyomikroskopla yapılır.
Şu belirtiler mercek konumuyla ilgili bir sorunu düşündürür:
Merceği taşıyan kesenin askı liflerini zayıflatan durumlar riski artırır: psödoeksfoliasyon sendromu, ileri yaş, yüksek miyopi, geçirilmiş göz travması ve önceki göz içi cerrahileri. Bu hastalarda ameliyat sırasında ek destek yöntemleri kullanılabilir. Yukarıdaki belirtilerden biri varsa beklemeden muayene olmak gerekir; erken yakalanan bir konum değişikliği çok daha kolay yönetilir.
Bu, muayenehanemde en çok yanlış anlaşılan konudur. Ameliyattan aylar ya da yıllar sonra görme yeniden puslanır; hasta "kataraktım tekrar etti" diye gelir. Katarakt tekrar etmez, çıkarılan doğal mercek geri gelmez. Olan şudur: merceğin yerleştirildiği şeffaf kesenin arka yüzünde hücreler çoğalıp ince bir bulanıklık tabakası oluşturur. Buna arka kapsül bulanıklığı denir, halk arasında "ikinci katarakt" diye anılır.
Belirtileri ilk kataraktı andırır: yavaş yavaş azalan netlik, ışıkta parlama, gece farların dağılması, okurken kontrastın düşmesi. Tedavisi yeniden ameliyat değildir. YAG lazer kapsülotomi denen, ayaktan yapılan, birkaç dakika süren ve kesi gerektirmeyen bir işlemle kapsülün ortasında görme eksenine denk gelen bir açıklık oluşturulur. İşlem sonrası birkaç gün uçuşan cisim hissi olabilir; bu genellikle geriler ve aynı yerde tekrarlamaz.
Katarakt cerrahisi iyi sonuç veren bir ameliyattır, ancak her cerrahi gibi izlenmelidir. Şu durumlarda kontrol gününü beklemeden aramak, gerekirse acile başvurmak şarttır:
Bunların dışındaki hafif batma, sulanma ve dalgalı görme ilk haftaların olağan parçasıdır. Emin olamadığınız bir belirtide tahmin yürütmek yerine hekiminize sormak doğru olanıdır; bu dönemde erken yakalanan sorunların hemen hepsi zamanında müdahaleyle kapanır.
Cerrahinin kendisi çoğu olguda 15-30 dakika sürer. Hastanede geçirilen toplam süre ise hazırlık, göz bebeğinin damlalarla büyütülmesi ve işlem sonrası kısa dinlenmeyle birlikte yarım günü bulabilir. İşlem genellikle damla anestezisiyle, hasta uyanıkken yapılır.
Bazı hastalar ertesi gün belirgin netlik fark eder, bazılarında bu birkaç gün sürer. Saydam tabakadaki ödem çözüldükçe görme oturur ve ilk ay içinde stabilleşir. Kalıcı gözlük numarası genellikle üçüncü ile altıncı hafta arasında, göz oturduktan sonra yazılır.
Gözü ovmamak, belden öne eğilmemek, ilk günlerde ağır kaldırmamak, sert ıkınmamak ve suyun göze kaçmasını önlemek temel kurallardır. Damlalar hekimin verdiği programa göre eksiksiz kullanılmalı, görme düzeldi diye erken bırakılmamalıdır. Havuz, deniz, hamam ve göz makyajı bir süre ertelenir.
Mercek gözün içinde olduğu için aynaya bakarak anlaşılmaz; belirtilerden şüphelenilir ve muayenede biyomikroskopla doğrulanır. Tek gözle bakınca da süren çift görme, görüntünün kenarında hilal biçiminde parlama, düzelen görmenin günler içinde bozulması ve baş hareketiyle görüntünün oynaması uyarıcıdır. Böyle bir belirti varsa beklemeden muayene olmak gerekir.
Katarakt tekrar etmez; çıkarılan doğal mercek geri gelmez. Halk arasında ikinci katarakt denen tablo, göz içi merceğin yerleştirildiği kesenin arka yüzünün zamanla bulanıklaşmasıdır ve arka kapsül bulanıklığı adını alır. Tedavisi yeniden ameliyat değil, ayaktan yapılan kısa bir YAG lazer işlemidir.
Duş genellikle ilk günlerde alınabilir, ancak suyun ve şampuanın doğrudan göze kaçmaması gerekir. Yüzü nemli havluyla silmek ilk günler için en güvenli yöntemdir. Havuz, deniz, hamam ve sauna ise birkaç hafta ertelenir.
Artan ve geçmeyen şiddetli ağrı, görmenin saatler içinde azalması, kızarıklığın artması ve akıntı gelmesi, ani ışık çakmaları veya görme alanında perde hissi beklenmesi gereken belirtiler değildir. Bulantı ve kusmayla birlikte göz ağrısı da acil değerlendirme gerektirir. Bu durumlarda kontrol gününü beklemeden hekime ulaşmak gerekir.