Protez göz, hakkında en az bilgi bulunan ama en çok merak edilen konulardan biri. Bir gözünü kaybetmiş ya da kaybetmek üzere olan kişilerin muayenehanemde ilk sordukları genellikle aynı: nasıl bir şey takılacak, görür mü, nasıl temizlenir, ömrü ne kadar. Bu yazıda protezin nasıl hazırlandığını, evisserasyon ile enükleasyon arasındaki farkı, ameliyattan protezin takılmasına kadar geçen süreci, günlük bakımı ve yuvada zamanla ortaya çıkabilen sorunları anlatıyorum. Uygulamanın klinik ayrıntıları için protez göz sayfasına da bakabilirsiniz.
Önce en sık sorulan soruya net bir cevap: protez göz görme sağlamaz. Görevi görüntü oluşturmak değil, yüz görünümünü ve göz yuvasının hacmini korumaktır. Görme, ameliyat sonrasında sağlam gözle sürdürülür.
Protez, filmlerde görüldüğü gibi bir cam küre değildir. Kişiye özel hazırlanan, akrilik esaslı, kalınlığı birkaç milimetreyi geçmeyen bir kabuktur. Ameliyatta göz yuvasının derinine yerleştirilen kalıcı implantın önüne, kapakların arkasına oturur. Ön yüzü, sağlam gözün iris rengi ve damar deseni örnek alınarak elle boyanır. Kapak hareketleriyle birlikte belirli ölçüde hareket eder; bu hareket implanta ve çevresindeki dokulara bağlıdır ve sağlam gözün hareketiyle birebir aynı olmaz.
İki farklı ameliyattan söz ediyoruz ve hangisinin yapılacağı gözün durumuna göre değişir.
Evisserasyonda gözün dış kabuğu olan sklera yerinde bırakılır, içerideki dokular çıkarılır ve boşalan alana implant yerleştirilir. Kaslar sklera üzerindeki yerlerinde kaldığı için hareket genellikle daha iyi olur ve ameliyat daha az kapsamlıdır. Görme potansiyeli kalmamış, ağrılı ya da ileri derecede hasarlı gözlerde tercih edilir.
Enükleasyonda göz küresi bütünüyle çıkarılır, implant yerleştirilir ve göz kasları implanta tutturulur. Göz içinde tümör şüphesi ya da varlığı, ağır travma ve karşı gözü tehdit eden bazı iltihabi durumlarda bu yöntem gerekir. Kararın nasıl verildiğini evisserasyon ve enükleasyon sayfasında ayrıntılı anlattım.
Ameliyattan çıkarken yuvaya şeffaf bir konformer yerleştirilir. Bu geçici parça protez değildir; kapak arkasındaki boşluğun şeklini korur ve dokuların birbirine yapışmasını önler. Bu dönemde şişlik ve hafif akıntı beklenir.
Şişlik yeterince indiğinde, genellikle dördüncü ile sekizinci hafta arasında, protezin ölçüsü alınır. Yuvanın kalıbı çıkarılır, boyutu ayarlanır, ön yüzü diğer gözle uyumlu olacak şekilde boyanır ve ilk denemeler yapılır. Küçük düzeltmeler ilk aylarda sürebilir; yuva iyileştikçe protezin oturuşu da değişir. Bu yüzden ilk yıl içindeki kontroller sonraki yıllardan daha sıktır.
Günlük bakım basittir, önemli olan düzenli olmasıdır:
Sık sorulan bir konu da çıkarma sıklığı. Protezi her gün çıkarmak çoğu kişide gerekmez; aksine sık çıkarıp takmak yuva mukozasını tahriş eder ve akıntıyı artırabilir. Uygun aralığı, yuvanın durumuna bakarak hekiminizle protezi hazırlayan uzman birlikte belirler.
Akrilik yüzey zamanla çizilir, matlaşır ve üzerinde protein birikir. Matlaşmış bir yüzey hem daha az doğal görünür hem de akıntıyı artırır. Bu nedenle genellikle yılda bir profesyonel cila önerilir; bu işlem yüzeyi yeniden düzleştirir.
Protezin tümüyle yenilenmesi erişkinlerde birkaç yılda bir gündeme gelir. Yuvanın hacmi ve kapak konumu yıllar içinde değişebildiği için yenileme yalnızca yüzeyle ilgili değildir; ölçü de yeniden alınır. Çocuklarda ise yüz ve yuva büyümeye devam ettiğinden değişim çok daha sık olur.
Protez kullanan hemen herkes zaman zaman çapaklanmadan yakınır. En sık nedenleri protez yüzeyinin pürüzlenmesi, yuvanın kuruluğu, kapak kenarı iltihabı, protezin tam oturmaması ve gözyaşı drenaj yollarındaki sorunlardır. Hafif ve berrak bir akıntı çoğu zaman cila ve nemlendirmeyle düzelir.
Yuvanın kendisiyle ilgili tablolar ayrı bir başlık gerektirir. Zamanla kapak arkasındaki boşluk daralabilir, alt cep sığlaşabilir ve protez yerinde durmakta zorlanır. Üst kapak çukurunun belirginleşmesi, kapak gevşemesine bağlı olarak kapağın içe ya da dışa dönmesi, yuva mukozasında iyi huylu et benleri gelişmesi diğer sorunlardır. Daha seyrek olmakla birlikte, yerleştirilen implantın üzerindeki dokunun açılması ciddiye alınması gereken bir durumdur ve zaman kaybetmeden değerlendirilir. Bu başlıkların tamamı için protez yuvası sorunları sayfasına bakabilirsiniz.
Çocuklarda protez yalnızca görünümle ilgili değildir. Göz yuvası ve çevresindeki kemik yapı, içerideki hacim uyarısıyla birlikte büyür. Yuvada yeterli hacim yoksa o taraftaki kemik gelişimi geri kalır ve yüz asimetrisi yerleşir. Bu yüzden çocukta konformer ve protez uygulaması erken başlar, boyutu büyüme takip edilerek düzenli olarak artırılır.
Uygulamada ailenin rolü büyüktür: protezin düşmesi, kaybolması, çocuğun sık çıkarması sık karşılaşılan durumlardır. Kontroller erişkine göre daha sıktır ve büyüme dönemi boyunca sürer.
Rutin kontrolleri beklemeden başvurulması gereken durumlar şunlardır: yuvada artan ağrı, kanama, koyu renkli ya da kötü kokulu akıntı, kapaklarda yayılan kızarıklık ve şişlik, ateş, protezin yerinde durmaması ya da takılamaması, yuvada beyaz bir alanın görünür hale gelmesi.
Bir konuyu da hep hatırlatıyorum: tek gözle görüyorsanız o gözün korunması artık bir öncelik. Darbeye dayanıklı camlı gözlük kullanmak, riskli işlerde koruyucu gözlük takmak ve sağlam gözün düzenli muayenesini aksatmamak, protez bakımından daha önemlidir. Sağlam gözde ani görme azalması, ışık çakmaları ya da görme alanında perdelenme fark ederseniz bu acil bir başvuru sebebidir.
Hayır. Protez göz görme sağlamaz; görevi yüz görünümünü ve göz yuvasının şeklini korumaktır. Görme, alınan gözün yerine geçebilecek bir cihazla değil, yalnızca sağlıklı gözle sürdürülür. Bu yüzden diğer gözün korunması tedavinin en önemli parçasıdır.
Kişiye özel hazırlanan, akrilik esaslı ince bir kabuktur; tam bir küre değildir. Göz yuvasına ameliyatta yerleştirilen kalıcı implantın önüne, göz kapaklarının arkasına oturur. Ön yüzündeki iris ve damar desenleri sağlam gözle uyumlu olacak biçimde elle boyanır.
Ameliyatın hemen ardından yuvanın şeklini koruyan şeffaf bir konformer takılır. Şişlik indikten sonra, genellikle dört ile sekiz hafta arasında kişiye özel protezin ölçüsü alınır. Bu süre ameliyatın türüne ve iyileşmeye göre değişebilir.
Eller sabunla yıkandıktan sonra protez ılık suyla ya da serum fizyolojikle durulanır; yumuşak, tortu bırakmayan bir sabunla temizlenebilir. Alkol, tiner benzeri çözücüler, aşındırıcı temizleyiciler ve kaynatma yüzeyi bozar. Protez çıkarıldığında kuru bırakılmaz, suda ya da serum fizyolojikte saklanır.
Genellikle gerekmez. Sık çıkarıp takmak yuvadaki mukozayı tahriş eder ve akıntıyı artırabilir. Çıkarma sıklığını hekiminiz ve protezi hazırlayan uzman kişiye göre belirler; birçok kişide haftalık ya da daha seyrek bir düzen yeterli olur.
En sık nedenler protez yüzeyinin zamanla pürüzlenmesi, yüzeyde protein birikimi, yuvanın kuruluğu, kapak kenarı iltihabı ve protezin tam oturmamasıdır. Yılda bir yapılan profesyonel cila çoğu zaman belirgin rahatlama sağlar. Akıntı koyulaşır, kokar ve ağrı eklenirse muayene gerekir.
Yüzey yıllar içinde çizilir ve mat hale gelir; erişkinlerde birkaç yılda bir yenileme genel yaklaşımdır, arada düzenli cila yapılır. Çocuklarda yüz ve yuva büyüdüğü için değişim çok daha sık olur.