Göz kaşıntısı neden olur diye soran hastalarımın çoğu, aylardır aynı döngünün içinde: kaşınıyor, ovuyor, birkaç saat rahatlıyor, sonra daha çok kaşınıyor. Kaşıntı gözün en rahatsız edici şikâyetlerinden biri ve arkasında birbirinden oldukça farklı nedenler olabiliyor. Bu yazıda kaşıntının en sık sebebi olan alerjiyi, kuru gözle ilişkisini, kapak kenarından ve göz pınarından kaynaklanan kaşıntıyı, lens ve kozmetiklerin rolünü, ovmanın neden zararlı olduğunu ve damlaların gerçekte ne yapıp ne yapamadığını anlatacağım.
Kaşıntının ana mekanizması, göz yüzeyindeki mast hücrelerinden histamin salınmasıdır. Polenle tetiklenen tablolarda şikâyet ilkbahar ve yaz aylarında yoğunlaşır, birkaç hafta sürer ve her yıl aynı dönemde tekrarlar. Ev tozu akarı, küf ve hayvan tüyü gibi etkenlerde ise kaşıntı yıl boyu, dalgalar halinde devam eder. Ev içinde artan, dışarıda azalan bir kaşıntı kalıbı bana ev içi alerjenleri düşündürür.
Muayenede en çok güvendiğim ipucu şudur: enfeksiyonda göz yanar ve çapaklanır, alerjide kaşınır. Alerjik tabloda iki göz birlikte etkilenir, akıntı sulu ve berraktır, kapaklar şişer, üst kapağın iç yüzeyinde kabarcıklanma görülebilir. Burun kaşıntısı, hapşırma ve geniz akıntısı sıklıkla eşlik eder. Tabloların çeşitlerini ve tedavi basamaklarını alerjik konjonktivitler sayfasında anlattım.
Hastalarım kuru gözü genellikle yanma ve batmayla eşleştirir; oysa kuru gözün önemli bir bölümünde asıl şikâyet kaşıntıdır. Gözyaşı filmi yetersiz kaldığında ya da bileşimi bozulduğunda göz yüzeyi sürekli tahriş olur, sinir uçları hassaslaşır ve kaşıntı ortaya çıkar. Alerjiden farkı, şikâyetin gün ilerledikçe artması, ekran başında ve klimalı ortamlarda kötüleşmesi, kum kaçmış hissi ve göz yorgunluğunun eşlik etmesidir.
Kuru gözde kaşıntının bir de gizli tarafı var: sulanma. Yüzey kuruyunca refleks olarak bol ama niteliksiz gözyaşı üretilir; hasta hem sulanmadan hem kaşıntıdan yakınır ve bu ikisini birbiriyle çelişkili sanır. Kuru gözün testleri ve tedavi basamakları için kuru göz hastalığı sayfasına bakabilirsiniz. Alerjisi olan bir kişide çoğu zaman kuru göz de vardır; ikisi birlikte tedavi edilmezse sonuç yarım kalır.
Kaşıntı gözün kendisinden çok kirpik diplerinde ve kapak kenarındaysa, sabahları belirginse ve aylardır sürüyorsa kapak kenarı iltihabını araştırırım. Kirpik diplerinde kepeğe benzer kabuklanma, kapak kenarında kızarıklık, yağ bezlerinin ağzında tıkanma ve tekrarlayan arpacık bu tablonun bulgularıdır. Kapak kenarındaki yağ bezleri düzgün çalışmadığında gözyaşı hızla buharlaşır ve kuru göz de tabloya eklenir. Ayrıntılı bilgi blefarit sayfasında.
Blefaritte hastalarıma söylediğim ilk şey şu: bu, damlayla bir haftada bitecek bir iş değil. Günde bir iki kez ılık kompres uygulamak, ardından kapak kenarını nazikçe temizlemek ve bunu haftalarca sürdürmek tedavinin omurgasıdır. Şikâyet azaldığında bakımı bırakmak, birkaç hafta içinde tablonun geri gelmesi demektir. Sürtünmeli ve sert temizlik ise kapak kenarını daha çok tahriş eder.
Gözün iç köşesi, halk arasındaki adıyla göz pınarı, gözyaşının boşaldığı bölgedir. Yüzeydeki her şey, alerjenler ve tahriş edici maddeler dahil, burada toplanır. Bu yüzden kaşıntı çoğu zaman en fazla iç köşede hissedilir. Aynı bölgede kızarıklık, hafif şişlik ve sürekli nemli bir his olması sıktır.
İç köşedeki kaşıntının burun alerjisiyle yakın ilişkisi vardır; gözyaşı yolları burun boşluğuna açıldığı için iki bölge birlikte etkilenir. Gözyaşı akışında bir yavaşlama varsa alerjenler yüzeyde daha uzun kalır ve şikâyet artar. İç köşede kızarık, şiş ve dokunmakla ağrılı bir kabarıklık varsa bu artık kaşıntı değil, gözyaşı kesesi iltihabı olabilir ve muayene gerektirir.
Lens kullananlarda kaşıntının en sık sebebi lensin kendisi değil, üzerinde biriken protein tabakası ve solüsyon hijyenine uyulmamasıdır. Lensi önerilenden uzun süre kullanmak, kabı yenilememek, üzerine solüsyon eklemek ve lensle uyumak kaşıntıyı başlatır. Lens takılıyken kaşıntıya ağrı, kızarıklık ve ışık hassasiyeti eklenirse lens hemen çıkarılmalı, tekrar takılmamalı ve aynı gün göz hekimine başvurulmalıdır.
Göz çevresine uygulanan ürünler, kirpik yapıştırıcıları ve kalıcı uygulamalar hem temas alerjisi hem de kapak bezlerinde tıkanma yapabilir. Kirpik dibine sürülen ürünler bezlerin ağzını kapatır. Akşam makyajının tam temizlenmemesi, gece boyunca kapak kenarında kalan artık demektir. Yeni bir ürünün ardından başlayan tek taraflı ya da iki taraflı kaşıntıda ilk yapılacak şey o ürünü bırakıp tablonun gerileyip gerilemediğini izlemektir.
Alerji kural olarak iki gözü birlikte tutar. Kaşıntı sadece tek gözdeyse aklıma önce mekanik ve temas kaynaklı nedenler gelir: o göze kaçmış bir kirpik ya da toz tanesi, içe dönmüş kirpikler, sadece bir tarafa uygulanan bir krem ya da damla, tek taraflı kapak kenarı iltihabı. Elle taşınan bir temas alerjisi de tek gözde kalabilir. Tek gözdeki kaşıntıya belirgin ağrı, görme azalması ve ışıktan rahatsızlık eşlik ediyorsa tablo artık yüzeysel bir kaşıntı olmaktan çıkar ve aynı gün değerlendirilmelidir.
Kaşıntının en doğal refleksi ovmak, ama gözde durum tersine işliyor. Ovmak mast hücrelerinden daha fazla histamin salınmasına yol açar; birkaç dakikalık rahatlamanın ardından kaşıntı daha şiddetli döner. Bunun dışında ovmanın somut zararları var:
Kaşıntı dayanılmaz olduğunda ovmak yerine temiz ve soğuk bir kompres uygulamak, hem histamin etkisini hem de şişliği azaltır. Buzdolabında bekletilmiş suni gözyaşı damlası da benzer bir rahatlama sağlar.
Kuru göze bağlı ve hafif alerjik kaşıntıda koruyucusuz suni gözyaşı damlaları yüzeyi yıkar, alerjen yükünü azaltır ve gerçekten rahatlatır. Bunlar günde birkaç kez güvenle kullanılabilir. Ortam nemi, yatak odasında toz kontrolü ve dışarıdan dönünce yüzün yıkanması gibi basit önlemler de alerjen temasını azaltır.
Antihistaminik ve mast hücresi stabilizatörü içeren damlalar alerjik kaşıntıda etkilidir ama hangi grubun ne kadar süre kullanılacağı muayeneyle belirlenir. Kortizonlu damlalar ise ayrı bir dikkat ister: kaşıntıyı hızla keserler, bu yüzden hastalar tekrar tekrar kullanmak ister; ancak kontrolsüz kullanımda göz içi basıncını yükseltebilir, mercekte bulanıklık yapabilir ve fark edilmemiş bir kornea enfeksiyonunu ağırlaştırabilir. Damar büzücü içerikli kızarıklık gidericiler kaşıntıyı çözmez, bırakıldığında kızarıklığın geri tepmesine yol açar.
Birkaç gün içinde gerileyen, mevsimlik ve iki taraflı kaşıntılarda basit önlemlerle beklenebilir. Aşağıdaki durumlarda muayene gerekir:
Son madde üzerinde ayrıca durmak isterim. Sürekli göz ovan bir çocukta alerjinin kontrol altına alınması yalnızca konforla ilgili değildir; korneanın uzun vadeli sağlığıyla da ilgilidir. Muayenede kaşıntının alerjiden mi, kuru gözden mi, kapak kenarından mı kaynaklandığını ayırmak tedaviyi de baştan doğru kurmayı sağlar.
En sık alerjik konjonktivite işaret eder; kaşıntı alerjinin en ayırt edici belirtisidir. Kuru göz hastalığı, kapak kenarı iltihabı, kontakt lens ve kozmetiklere bağlı tahriş de sık nedenlerdir. Kaşıntıya ağrı, ışık hassasiyeti ve görme azalması eklenirse tablo yüzeysel olmaktan çıkar ve muayene gerektirir.
Nedene göre değişir. Alerjide alerjenden uzak durmak, soğuk kompres ve gözü ovmamak; kuru gözde koruyucusuz suni gözyaşı ve ekran molaları; kapak kenarı iltihabında ılık kompresle düzenli kapak temizliği işe yarar. İki haftada düzelmeyen kaşıntıda nedenin muayeneyle ayrılması gerekir.
Koruyucusuz suni gözyaşı damlaları güvenle kullanılabilir ve yüzeydeki alerjen yükünü azaltır. Antihistaminik içeren damlalar alerjik kaşıntıda etkilidir ancak hangi grubun ne kadar süre kullanılacağına muayeneden sonra karar verilir. Kortizonlu damlalar hekim takibi olmadan kullanılmamalıdır.
Evet. Ovmak daha fazla histamin salınmasına yol açar ve kaşıntı kısa bir rahatlamanın ardından daha şiddetli döner. Ayrıca göz yüzeyinde mikro çizikler oluşturur, elleri gözle temas ettirir ve uzun yıllar süren şiddetli ovma korneanın incelip şekil değiştirdiği keratokonus tablosuyla ilişkilendirilir.
Gözün iç köşesi gözyaşının boşaldığı bölgedir; alerjenler ve tahriş edici maddeler burada birikir, bu yüzden kaşıntı en çok orada hissedilir. Burun alerjisiyle yakın ilişkilidir. İç köşede kızarık, şiş ve dokunmakla ağrılı bir kabarıklık varsa bu gözyaşı kesesi iltihabı olabilir ve muayene gerektirir.
Alerji kural olarak iki gözü birlikte tutar. Tek taraflı kaşıntıda o göze kaçmış bir kirpik ya da toz, içe dönmüş kirpikler, tek tarafa uygulanan bir ürün ve tek taraflı kapak kenarı iltihabı düşünülür. Kaşıntıya ağrı ya da görme azalması eşlik ediyorsa aynı gün değerlendirilmelidir.
Alerjide histamin salınımı hem kaşıntı hem de sulu berrak akıntı yapar. Kuru gözde ise yüzey kuruyunca refleks olarak bol ama niteliksiz gözyaşı üretilir; hasta hem kaşıntıdan hem sulanmadan yakınır. Bu ikisi çelişkili değil, aynı tablonun parçalarıdır.