Göze kimyasal sıçraması, göz hekimliğinde saat değil dakika ile ölçülen az sayıdaki durumdan biridir. Hastanede yapılacak her şeyden önce, ilk on dakikada evde ya da iş yerinde yapılanlar sonucu belirler. Bu yazıda göze kimyasal kaçtığında ve yabancı cisim girdiğinde ne yapılacağını, neyin kesinlikle yapılmaması gerektiğini, asit ve alkali yanıklarının farkını ve hastanede sizi neyin beklediğini anlatıyorum.
Göze bir kimyasal sıçradıysa yapılacak tek doğru şey vardır: hemen yıkamak. Etiketi okumak, birini aramak ya da yola çıkmak yıkamadan sonra gelir. Geçen her saniye maddenin dokuya daha derin işlemesi demektir.
Kapakları parmaklarınızla ayırıp açık tutun; göz refleks olarak kapanır ve kapalı gözü yıkamak işe yaramaz. Suyu burun tarafından dışa doğru akıtın ki madde diğer göze bulaşmasın. Gözü yukarı, aşağı ve yanlara çevirin; kapak altındaki ceplerde biriken madde ancak böyle temizlenir. Kontakt lens kolayca çıkıyorsa çıkarın, çıkmıyorsa uğraşmayın.
En doğrusu steril serum fizyolojiktir, ancak yoksa aramayın. Temiz musluk suyu ya da şişe içme suyu kabul edilebilir; burada suyun steril olması, yıkamanın hızlı başlaması kadar önemli değildir. Duşun altına girmek ya da bir sürahiyle sürekli su akıtmak da olur.
Süre için genel kural en az on beş dakikadır. Alkali maddelerde, yani kireç, çimento, lavabo açıcı, fırın temizleyici ve amonyak içeren ürünlerde bu süre belirgin biçimde uzatılmalıdır; yarım saat ve üzeri önerilir. Yolda sürdürebiliyorsanız sürdürün. Kireç ve çimento gibi katı parçacıklar kapak altına yerleşip madde salmaya devam eder; yıkama tek başına yetmez, muayene şarttır.
Bu başlık en az yıkama kadar önemli; iyi niyetle yapılmış yanlışların sonuçlarını sık görüyorum.
İkisi de acildir ve ilk yardım ikisinde de aynıdır, ama dokuda davranışları farklıdır.
Asitler — akü asidi, kireç çözücüler, bazı tuvalet temizleyicileri — dokudaki proteinleri pıhtılaştırır. Bu pıhtı bir tür bariyer oluşturup maddenin derine ilerlemesini sınırlar, bu yüzden asit yanıkları genellikle daha yüzeyel kalır. Önemli istisna hidroflorik asittir; alkaliler gibi derine işler.
Alkaliler — sodyum hidroksit içeren lavabo açıcılar, fırın temizleyicileri, amonyak, kireç, çimento, sıva — hücre zarlarındaki yağları çözerek dokuyu geçer ve ilerlemeye devam eder. Alkali yanıkları bu yüzden daha korkulan gruptur; yüzeyde küçük görünen bir temas gözün ön bölümünde derin hasar yapabilir. Çamaşır suyu genellikle hafif alkalidir ve çoğu ev kazasında yüzeyel tahriş yapar, ama bu yıkamadan geçiştirilebileceği anlamına gelmez.
Aldatıcı bir nokta var: alkali yanıklarında göz sakin ve beyaz görünebilir. Gözün renkli kısmının çevresindeki damarların solması, yani bölgenin bembeyaz kalması iyi bir işaret değil, dolaşımın bozulduğunu gösteren kötü bir işarettir. Sinir uçları zarar gördüğü için ağrı da beklenenden hafif olabilir. Ayrıntısını göz yüzeyinin kimyasal yaralanmaları sayfasında ayrıca anlattım.
Toz, kum, kirpik gibi küçük cisimler çoğu zaman göz kırpma ve gözyaşıyla kendiliğinden çıkar. Ovmayın; ovmak korneada çizik açar. Üst kapağı alt kapağın üzerine çekmek ya da gözü temiz suyla yıkamak genellikle yeterlidir. Batan kirpiklerin tekrarlayan bir soruna dönüştüğü durumları kirpik batmaları başlığı altında ele aldım.
Şu durumlarda mesele artık basit bir yabancı cisim değildir ve doğrudan acil başvuru gerekir: cisim taşlama, çekiçle metal dövme, matkap gibi yüksek hızlı bir iş sırasında gelmişse; görme azalmışsa; gözbebeği şekli bozulmuşsa; gözden sıvı sızıyorsa; şiddetli ağrı ya da ışıktan rahatsızlık varsa. Göze bastırmayın, cismi çıkarmaya kalkışmayın, gözü sert bir kapakla hafifçe örtün ve bir şey yiyip içmeden yola çıkın.
Kimyasal temasla gelen hastada ilk iş genellikle yıkamanın sürdürülmesidir. Kapak altındaki cepten göz yüzeyinin pH değeri ölçülür ve değer normale dönene kadar yıkama sürer. Bu çoğu zaman hastanın beklediğinden uzun sürer.
Ardından yüzeyi uyuşturan damlayla ayrıntılı muayene yapılır: kapaklar ters çevrilip katı parçacıklar aranır, boyalı ışıkla korneadaki yüzey kaybı değerlendirilir, renkli kısmın çevresindeki dolaşıma bakılır ve göz içi basıncı ölçülür. Tedavi ağırlığa göre planlanır; kayganlaştırıcılar, enfeksiyonu önleyici ve iltihabı baskılayan ilaçlar, göz bebeğini dinlendiren damlalar bu planın parçası olabilir. Ağır olgularda amniyon zarı gibi yöntemler gündeme gelir.
Hafif temaslar çoğunlukla birkaç gün içinde iz bırakmadan iyileşir. Ağır yanıklarda sorun temas anında bitmez: korneada kalıcı bulanıklık ve görme azalması, inatçı kuruluk, göz yüzeyini yenileyen kök hücrelerin hasarlanması, göz içi basıncı yükselmesi ve katarakt görülebilir.
Bir başka geç sorun, iyileşme sırasında kapak iç yüzü ile göz küresi arasında yapışıklık oluşmasıdır. Yapışıklıklar göz hareketlerini kısıtlar ve kapağın konumunu bozar; ayrıntısını göz yüzeyi kapak yapışıklıkları sayfasında bulabilirsiniz. Bu nedenle ağır kimyasal yaralanmalarda takip haftalarca, bazen aylarca sürer.
Kimyasal temasta cevap basit: yıkadıktan sonra her hâlükârda. Göz iyi görünse, ağrı geçmiş olsa bile. Bu bir "izleyip görelim" durumu değildir.
Yabancı cisimde ise şu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin: görmede azalma, geçmeyen batma hissi, ışıktan şiddetli rahatsızlık, artan kızarıklık ve ağrı, gözden akıntı ya da kanama, gözbebeğinde şekil bozukluğu. Son olarak en kolay kısmı hatırlatayım: bu yaralanmaların büyük bölümü koruyucu gözlük takılmadığı için oluyor. Temizlik ürünleriyle çalışırken, tadilatta, taşlama ve çim biçme işlerinde koruyucu gözlük, burada anlattığım her şeyi gereksiz kılar.
Hemen bol suyla yıkayın. Doğru sıvıyı aramak için zaman kaybetmeyin; temiz musluk suyu ya da içme suyu işinizi görür. Kapakları parmaklarınızla açık tutarak, gözü her yöne çevirerek en az on beş dakika yıkayın, sonra bir göz hekimine ya da acil servise başvurun.
Hayır. Süt, yoğurt, zeytinyağı, sirke, karbonat ve benzeri ev yöntemleri hem yıkamayı geciktirir hem de göz yüzeyine ek zarar verebilir. Asidi bazla, bazı asitle nötralize etmeye çalışmak ise özellikle tehlikelidir; ortaya çıkan ısı hasarı artırır. Kullanılacak tek şey temiz sudur.
Genel kural en az on beş dakikadır. Kireç, çimento, lavabo açıcı, fırın temizleyici gibi alkali maddelerde bu sürenin belirgin biçimde uzatılması gerekir; yarım saat ve üzeri önerilir. Yıkamayı yolda da sürdürebiliyorsanız sürdürün.
Kirpik gibi küçük ve yüzeyel cisimler genellikle göz kırpma ve gözyaşıyla kendiliğinden çıkar. Ovalamayın; ovmak cismi korneaya sürterek çizik oluşturur. Üst kapağı alt kapağın üzerine çekmek ya da temiz suyla yıkamak çoğu zaman yeterlidir. Çıkmıyorsa muayene gerekir.
Evet. Özellikle alkali maddelerde göz sakin ve beyaz görünürken altta ciddi hasar olabilir; sinir uçları zarar gördüğü için ağrı bile beklenenden az olabilir. Gözün beyaz kısmındaki damarların solup kaybolması iyi değil, kötü bir işarettir.
İçeriğine göre değişir; birçoğu göz yüzeyinde yanma, kızarıklık ve geçici bulanıklık yapar. Yapılacak şey aynıdır: hemen ve uzun süre yıkamak, sonra hekime başvurmak. Mümkünse ürünün kutusunu ya da etiketini yanınıza alın, içerik bilgisi tedaviyi yönlendirir.