Göz kapağının iç yüzeyini ve göz akını örten konjonktiva, normalde kapak ile göz küresi arasında serbest bir kıvrım oluşturur. Fornik adı verilen bu kıvrım sayesinde göz her yöne rahatça hareket eder ve kapak yüzey üzerinde kayar. Semblefaron, bu iki yüzeyin birbirine yapışarak fornik boşluğunun kısmen ya da tamamen ortadan kalkmasıdır.
Yapışıklık, iyileşme sırasında karşı karşıya gelen iki yaralı yüzeyin birbirine kaynamasıyla oluşur. Bu yüzden semblefaronun en önemli özelliği önlenebilir olmasıdır: yaralanmanın erken döneminde iki yüzeyin temas etmesini engellemek, sonradan cerrahi gerektiren bir tablonun önüne geçer.
Yaralanmanın hemen sonrasında amaç iki yaralı yüzeyin temas etmesini engellemektir. Bu dönemde göz yüzeyine amniyotik membran yerleştirilmesi, fornikslere şekillendirici bir halka ya da konformer konması ve düzenli aralıklarla yapışıklık başlangıçlarının ayrılması uygulanır. İltihabı baskılayan tedavi ve yoğun kayganlaştırma bu sürecin ayrılmaz parçasıdır. Erken dönemde alınan bu önlemler, sonradan yapılacak büyük bir rekonstrüksiyon ihtiyacını çoğu zaman ortadan kaldırır.
Yerleşmiş semblefaronda cerrahinin iki aşaması vardır. Önce yapışıklık dikkatle ayrılır, skar dokusu temizlenir ve fornik derinliği yeniden oluşturulur. Ancak asıl belirleyici olan ikinci aşamadır: açığa çıkan çıplak alanın örtülmesi. Bu alan örtülmeden bırakılırsa yapışıklık kısa sürede geri gelir. Örtme için kullanılan seçenekler şunlardır:
Ameliyat sonunda fornik boşluğunu açık tutmak için bir konformer, silikon halka ya da geçici dikişler kullanılır; bu, yeni yapışıklık oluşumunu önlemenin en etkili yoludur. Kapak kenarında şekil bozukluğu ya da kirpik dönmesi varsa aynı seansta düzeltilir.
Semblefaron tek başına ele alınmaz. Ağır kuruluk yoğun kayganlaştırma, gözyaşı noktası tıkaçları ve gerektiğinde kişinin kendi kanından hazırlanan serum damlaları ile yönetilir. Limbal kök hücre yetmezliği gelişmişse göz yüzeyi önce bu yönden onarılır. Otoimmün zeminde gelişen olgularda hastalık sistemik olarak baskılanmadan yapılan cerrahi, iltihabı alevlendirerek durumu ağırlaştırabilir; bu yüzden zamanlama diğer branşlarla birlikte belirlenir.
Ameliyat sonrası ilk hafta gözde kızarıklık, şişlik ve batma beklenir. Konformer ya da halka takılmışsa çıkarılma zamanına hekim karar verir; erken çıkarmak yapışıklığın geri gelmesine yol açar. Greftin yerleşmesi 2-4 hafta, göz yüzeyinin rahatlaması ve hareketlerin serbestleşmesi 2-3 ay alır. Bu süre boyunca kayganlaştırıcı tedavi kesilmez.
Yapışıklığın geri gelmesi, özellikle otoimmün hastalık zemininde ve geniş defektlerde karşılaşılan başlıca sorundur; bu yüzden ilk yıl kontroller sıktır. Diğer olası durumlar greftin tam tutmaması, kapak konumunda düzeltme gerektiren kalıntı bozukluk ve kuruluğun sürmesidir.
Gözünüzde bakarken takılma hissi, çift görme, kapağın tam kapanmaması, kirpiklerin göze sürtmesi ya da geçmeyen kızarıklık varsa değerlendirme yaptırmanızı öneriyorum. Kimyasal yaralanma, ağır enfeksiyon ya da göz cerrahisi sonrası bu tabloyu erken yakalamak, tedaviyi çok daha basit bir noktada tutar. Göz yüzeyini ilgilendiren diğer başlıklar için oküler yüzey hastalıkları bölümüne bakabilirsiniz.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Semblefaron, göz kapağının iç yüzeyi ile göz yüzeyi arasında yapışıklık oluşmasıdır. İyileşme sırasında karşı karşıya gelen iki yaralı yüzeyin birbirine kaynamasıyla gelişir. En sık kimyasal ve termal yanıklardan, göz yüzeyini ilgilendiren travmalardan, membran oluşturan ağır enfeksiyonlardan ve oküler pemfigoid ile Stevens-Johnson sendromu gibi otoimmün hastalıklardan sonra görülür.
Yerleşmiş bir yapışıklık kendiliğinden açılmaz; skar dokusu zamanla büzüşerek tabloyu daha da sıkılaştırır. Ancak yaralanmanın çok erken döneminde, yapışıklık henüz oluşurken alınan önlemler bunun gelişmesini engelleyebilir. Bu yüzden ağır göz yüzeyi yaralanmalarında ilk haftalarda düzenli kontrol çok önemlidir.
Ameliyatın iki aşaması vardır. Önce yapışıklık dikkatle ayrılır, skar dokusu temizlenir ve fornik derinliği yeniden oluşturulur. Ardından açığa çıkan çıplak alan uygun bir doku ile örtülür: sınırlı olgularda konjonktival otogreft, geniş alanlarda amniyotik membran ya da ağız içi mukoza grefti kullanılır. Ameliyat sonunda fornik boşluğunu açık tutmak için konformer veya silikon halka yerleştirilir.
Tekrarlama bu cerrahinin başlıca sorunudur ve riski iki şey belirler: açığa çıkan alanın uygun bir doku ile örtülmüş olması ve altta yatan hastalığın kontrol altında olup olmadığı. Oküler pemfigoid gibi otoimmün zeminde gelişen olgularda hastalık sistemik olarak baskılanmadan yapılan cerrahi tekrarla sonuçlanabilir. Fornik boşluğunu açık tutan konformerin hekimin belirlediği süre boyunca kullanılması da riski azaltır.
Erken dönemde iki yaralı yüzeyin temas etmemesini sağlamak esastır. Göz yüzeyine amniyotik membran yerleştirmek, fornikslere şekillendirici halka ya da konformer koymak, oluşmaya başlayan yapışıklıkları düzenli aralıklarla ayırmak ve iltihabı baskılayan tedaviyi sürdürmek bu amaca hizmet eder. Bu önlemler alındığında sonradan büyük bir rekonstrüksiyon gerekliliği çoğu zaman ortadan kalkar.
Yapışıklık göz akı üzerinde sınırlı kaldığında görme genellikle korunur. Ancak yapışıklık kornea üzerine ilerlerse, kapak tam kapanmadığı için yüzey kuruyup zedelenirse ya da içe dönen kirpikler korneaya sürterse görme etkilenir. Göz hareketlerinin kısıtlanması ileri olgularda çift görmeye de yol açabilir.
İlk hafta kızarıklık, şişlik ve batma beklenir. Greftin yerleşmesi 2-4 hafta, göz yüzeyinin rahatlaması ve hareketlerin serbestleşmesi 2-3 ay alır. Konformer ya da halka takıldıysa çıkarılma zamanına hekim karar verir; erken çıkarmak yapışıklığın geri gelmesine yol açabilir. Kayganlaştırıcı tedavi bu süre boyunca kesilmez.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al