Kimyasal göz yaralanmasında sonucu belirleyen şey hastaneye ne kadar çabuk varıldığı değil, göze ilk dakikalarda ne yapıldığıdır. Bu yaralanmayla gelen hastalarımda en sık gördüğüm hata, kişinin gözünü hiç yıkamadan yola çıkmasıdır. Kimyasal göz yüzeyinde kaldığı sürece dokuya işlemeye devam eder; yıkamak bu teması kesen tek şeydir.
Hastalarıma sırayı şöyle anlatıyorum:
Yaralanmanın şiddetini üç şey belirler: maddenin asit mi alkali mi olduğu, yoğunluğu ve göz yüzeyinde ne kadar kaldığı. Bu üçünden yalnızca sonuncusu sizin elinizdedir; yıkamayı bu kadar önemsememin sebebi budur.
Çamaşır suyu, amonyaklı temizleyiciler, lavabo ve gider açıcılar, kireç, sönmemiş kireç, çimento, fırın temizleyicileri ve bulaşık makinesi tabletleri bu gruptadır. Alkaliler hücre zarındaki yağları çözerek dokunun içine ilerler; yüzeyde durmaz, temas sürerse korneayı geçip göz içine kadar inebilir. Göz açısından en tehlikeli grup budur ve en uzun yıkamayı bunlar gerektirir.
Sık sorulan bir soruya burada cevap vereyim: evde kullanılan seyreltik çamaşır suyunun göze sıçraması çoğu olguda yüzeysel bir tahrişle sonuçlanır, bol su ile hemen yıkandığında birkaç gün içinde düzelir. Ancak bu, yıkamaya gerek olmadığı anlamına gelmez. Yoğun ürünlerde ve yıkamanın geciktiği durumlarda aynı madde korneada kalıcı bulanıklık bırakabilir.
Tuz ruhu, akü asidi, bazı tuvalet ve kireç çözücüler bu gruptadır. Asitler temas ettikleri yüzeydeki proteinleri pıhtılaştırır; oluşan bu tabaka bir bariyer gibi davranarak maddenin derine inmesini kısmen engeller. Bu nedenle asit yaralanmaları, aynı yoğunluktaki bir alkaliye kıyasla genellikle daha yüzeysel kalır. Bunu "asit zararsızdır" diye okumayın: yüksek yoğunluklu asitler ve hidroflorik asit dokuya alkaliler gibi derin işler.
Tiner, alkol, sprey deterjanlar ve böcek ilaçları çoğunlukla yüzeysel bir kimyasal tahriş yaratır: şiddetli ağrı, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve bol sulanma olur, kalıcı hasar alkalilere göre çok daha seyrektir. Böcek ilacı göze geldiğinde iki şey önemlidir. Gözü bol su ile yıkamak ve ürünün etiketini yanınıza alarak başvurmak; bazı tarım ilaçları göz dışında sistemik etki de gösterebildiği için hekimin hangi bileşiği bilmesi gerekir.
Amaç üç başlıkta toplanır: yüzeyin yeniden örtülmesini sağlamak, iltihabı baskılamak ve enfeksiyonu önlemek. Bu dönemde koruyucusuz yapay gözyaşı ve kayganlaştırıcı jeller, enfeksiyonu önlemek için antibiyotikli damlalar, iltihabı sınırlamak için hekim denetiminde kısa süreli iltihap baskılayıcı damlalar ve gözü dinlendirip ağrıyı azaltan göz bebeğini genişletici damlalar kullanılır. Tedavi ilk günlerde neredeyse günlük olarak yeniden düzenlenir; bu yüzden kontrolleri aksatmamak tedavinin kendisi kadar önemlidir.
Epitel kaybı geniş olduğunda göz yüzeyine amniyotik membran yerleştiririm. Plasentanın en iç zarından hazırlanan bu doku, yüzeyi kapatarak iyileşmeyi hızlandırır, iltihabı azaltır ve kapak ile göz yüzeyi arasında yapışıklık gelişmesini önlemeye yardımcı olur. Yapışıklık riski yüksek olgularda ayrıca fornikslere şekillendirici bir halka veya konformer konabilir.
Limbustaki kök hücre rezervi ağır biçimde kaybedildiğinde kornea kendini yenileyemez; yüzey damarlanır, bulanıklaşır ve tekrar tekrar açılır. Bu tabloya limbal kök hücre yetmezliği denir. Tek göz etkilenmişse sağlam gözden alınan küçük bir limbal doku parçası yaralanan göze aktarılabilir. Yüzey bu şekilde sağlıklı hale gelmeden yapılan kornea nakli başarısız olacağı için sıralama önemlidir: önce göz yüzeyi onarılır, gerekirse kornea nakli sonraya bırakılır. Kapak kenarında şekil bozukluğu, kirpik dönmesi veya yapışıklık kaldıysa bunlar ayrı bir cerrahi ile düzeltilir. Bu konuyu göz yüzeyi ve kapak yapışıklıkları (semblefaron) sayfasında ayrıntılı anlattım.
Hafif olgularda kornea yüzeyi birkaç gün içinde kapanır ve görme eski haline döner. Orta ve ağır yaralanmalarda iyileşme haftalara, bazen aylara yayılır; bu süre boyunca göz kuruluğu, ışık hassasiyeti ve dalgalanan görme olağandır. Uzun dönemde karşılaşılabilen sorunlar korneada kalıcı bulanıklık, kronik kuru göz hastalığı, kapak yapışıklıkları, göz içi basıncı yüksekliği ve katarakt gelişimidir. Bunların çoğu tespit edildiğinde tedavi edilebilir, bu yüzden ilk aylarda düzenli kontrol şarttır.
Yıkamayı yaptıktan sonra şu durumlardan biri varsa aynı gün içinde başvurun: görmede azalma, gözde şiddetli ve geçmeyen ağrı, göz akının beyazlaşıp solması, gözü hiç açamama, kapak altında çıkmayan parçacık hissi veya maruz kaldığınız maddenin lavabo açıcı, kireç, çimento, kostik ya da yoğun bir asit olması. Bu maddelerde şikâyet hafif olsa bile muayene gereklidir.
Kimyasal yaralanmalar oküler yüzey hastalıklarının en önlenebilir olanıdır. Kimyasalla çalışırken yandan da koruyan gözlük veya siperlik kullanmak, temizlik ürünlerini kapalı ortamda karıştırmamak ve şişeleri göz hizasının altında tutmak bu yaralanmaların büyük kısmını engeller. Diğer göz yüzeyi hastalıkları için oküler yüzey hastalıkları bölümüne bakabilirsiniz.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Evde kullanılan seyreltik çamaşır suyu göze sıçradığında çoğunlukla şiddetli yanma, kızarıklık ve bol sulanma olur; hasar genellikle göz yüzeyinin en dış tabakasıyla sınırlı kalır. Gözü hemen bol su ile 20 dakika yıkarsanız şikâyetler birkaç gün içinde geriler. Çamaşır suyu alkali bir madde olduğu için yıkama gecikirse veya ürün yoğunsa korneada daha derin hasar bırakabilir; bu yüzden yıkadıktan sonra da muayene olmanızı istiyorum.
En az 15-20 dakika kesintisiz yıkama gerekir. Çamaşır suyu, kireç, çimento, lavabo açıcı gibi alkali maddelerde bu süreyi 30 dakikaya çıkarmanızı öneriyorum. Yıkarken göz kapaklarını parmakla açık tutmak şarttır, aksi halde su göz yüzeyine ulaşmaz. Hastanede yıkama, göz yüzeyinin pH değeri normale dönene kadar sürdürülür.
Böcek ilaçları çoğunlukla yüzeysel bir kimyasal tahriş yapar: şiddetli batma, kızarıklık, ışığa hassasiyet ve sulanma olur, kalıcı hasar alkali maddelere göre çok daha seyrektir. Gözü bol su ile en az 15 dakika yıkayın ve ürünün etiketini yanınıza alarak başvurun. Bazı tarım ilaçları göz dışında da etki gösterebildiği için hangi bileşiğe maruz kaldığınızın bilinmesi önemlidir.
Hayır. Aside karbonat, alkaliye sirke veya limon eklemek tepkime sırasında ısı açığa çıkarır ve kimyasal yaralanmanın üstüne bir de yanık ekler. Göz yüzeyinden kimyasalı uzaklaştırmanın tek doğru yolu bol temiz su ile seyreltmektir. Bu, ilk yardımda gördüğüm en zararlı yanlış inanıştır.
Evet. Yıkamak kimyasalın etkisini durdurur ama oluşmuş hasarı göstermez. Muayenede göz yüzeyinin pH değeri ölçülür, floresein boyama ile epitel kaybının sınırları belirlenir ve limbus bölgesindeki damarların durumu değerlendirilir. Şikâyetler hafiflemiş olsa bile bu değerlendirme yapılmadan yaralanmanın derecesi bilinemez.
Hafif ve orta şiddetli yaralanmalarda göz yüzeyi iyileşir ve görme genellikle eski haline döner. Kalıcı görme kaybı, korneayı yenileyen limbal kök hücrelerin geniş ölçüde kaybedildiği ağır alkali yanıklarında görülür; bu olgularda kornea saydamlığını yitirir ve damarlanır. Sonucu belirleyen en önemli iki etken maddenin cinsi ve göz yüzeyinde kaldığı süredir.
Ağır yaralanmalarda göz yüzeyi ile kapak iç yüzeyi arasında semblefaron adı verilen yapışıklıklar gelişebilir. İyileşme sırasında iki yaralı yüzeyin birbirine değmesiyle oluşur ve göz hareketlerini kısıtlayabilir. Erken dönemde amniyotik membran uygulaması ve fornikslere konan şekillendirici halka bu riski azaltır. Yerleşmiş yapışıklıklar semblefaron cerrahisi ile düzeltilir.
Kornea ile göz akının birleştiği limbus bölgesindeki kök hücreler geniş ölçüde kaybedildiğinde kornea yüzeyi kendini yenileyemez, tekrar tekrar açılır ve damarlanır. Bu tabloda tek göz etkilenmişse sağlam gözden alınan küçük bir limbal doku parçası yaralanan göze aktarılır. Göz yüzeyi bu şekilde sağlıklı hale getirilmeden yapılan kornea nakli başarılı olmaz; bu yüzden önce yüzey onarılır.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al