Göz sulanması neden olur sorusunun cevabı göründüğünden ilginç: sulanan gözlerin önemli bir bölümünde sorun gözyaşının fazla üretilmesi değil, akıp gidememesidir. Yani musluk değil, gider tıkalıdır. Hastalarımın bir kısmında ise sulanmanın sebebi doğrudan kuru gözdür. Bu yazıda gözyaşının nereye aktığını, fazla üretimle tıkanıklığı nasıl ayırdığımı, tek gözde sulanmanın ne anlattığını, bebeklerde durumun neden farklı olduğunu ve tanıda hangi testlerin yapıldığını anlatacağım.
Gözyaşı tek bir salgı değil, üç katmanlı bir filmdir: en dışta kapak kenarındaki bezlerden gelen yağ tabakası, ortada sıvı katman, en içte yüzeye tutunmayı sağlayan müsin tabakası. Biri bozulduğunda film dengesizleşir.
Akış yolu şöyle işler: her göz kırpışta gözyaşı yüzeye yayılır ve iç köşeye süpürülür. Kapakların iç köşesindeki iki minik delikten (punktum) girer, kısa kanalcıklardan geçip gözyaşı kesesine ulaşır, oradan burun boşluğuna açılan kanaldan iner. Ağladığınızda burnunuzun akmasının sebebi budur.
Bu yolun herhangi bir noktasındaki darlık ya da kapak kenarının konum bozukluğu, üretim normal olsa bile gözün taşmasına yol açar. Tıp dilinde buna epifora denir.
Muayenede ilk ayırdığım şey budur, çünkü tedavi tamamen değişir.
Fazla üretim, göz yüzeyinin tahriş olmasına verilen yanıttır: yabancı cisim, içe dönmüş kirpik, kapak iltihabı, alerji, konjonktivit, göz kuruluğu. Sistem sağlamdır ama üretim isteği artmıştır; sulanma dalgalıdır, tetikleyiciyle gelir ve geçer.
Boşaltım sorunu daha süreklidir. Rüzgâra çıkılmasa bile göz taşar, sabahları kirpiklerde yapışma olur, iç köşede bası ile gelen bir akıntı görülebilir. Erişkinlerde bunun en sık nedeni gözyaşı kanalının daralması ya da tıkanmasıdır; ayrıntısını erişkinlerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı sayfasında anlattım.
Üçüncü bir grup daha var. Kapak kenarı dışa döndüğünde punktum yüzeye değmez ve gözyaşı emilemez; içe döndüğünde kirpikler korneayı tahriş eder. İleri yaşta en çok gözden kaçan neden budur.
Tek taraflı sulanma daha çok yapısal bir sorunu düşündürür. Sıralamam şudur: o gözün kanalında darlık ya da tıkanıklık, o taraftaki kapak kenarının konum bozukluğu, içe dönmüş bir kirpik ya da yüzeyde tek taraflı bir tahriş kaynağı.
Tek gözde sulanmaya iç köşede şişlik, kızarıklık ve bastırınca gelen iltihaplı akıntı eşlik ediyorsa bu gözyaşı kesesinin iltihabıdır ve bekletilmemesi gerekir. Ateş ve yayılan kızarıklık eklenirse aynı gün değerlendirilmelidir.
Aylardır süren, tedaviye yanıt vermeyen tek taraflı sulanmada kanal yolunu tıkayan başka nedenler de araştırılmalıdır.
Kulağa çelişkili geliyor ama çok sık karşılaştığım bir durum. Yüzey kuruyup tahriş olduğunda refleks yolla ani ve bol bir gözyaşı salgılanır. Bu refleks gözyaşı sulu ve niteliksizdir; yüzeye tutunamaz, kapaktan taşar. Kişi böylece hem kuruluk yaşar hem gözü sürekli sulanır.
Buradaki ipucu, sulanmanın yanında batma, yanma, kum kaçmış hissi, ekran karşısında artan rahatsızlık ve akşama doğru kötüleşme olmasıdır. Bu tabloya kapak kenarındaki yağ bezlerinin işlev bozukluğu da sıklıkla eşlik eder. Nedenini ve yaklaşımı kuru göz hastalığı sayfasında ayrıntılı ele aldım.
Alerjik konjonktivitte asıl belirti kaşıntıdır, sulanma ona eşlik eder; mevsime bağlı dalgalanma ve hapşırık tabloyu tamamlar. Gözü ovuşturmak geçici rahatlama verse de tahrişi artırıp sulanmayı uzatır.
Soğuk hava ve rüzgâr hem buharlaşmayı artırır hem kanal yolunda daralmaya yol açar; bu yüzden dışarıda sulanma sıklaşır. Klima ve ısıtıcı da benzer etkidedir. Ekranda çalışırken göz kırpma sayımız yarıya kadar düşer ve bunun sonucu çoğu zaman sulanma olarak yaşanır.
Bebeklerde tablo farklıdır. Yenidoğanların önemli bir bölümünde gözyaşı kanalının burun içine açılan ucunda ince bir zar kalır. Sonuç, ilk haftalarda başlayan sürekli sulanma ve sabahları kirpiklerde yapışmadır.
İyi haber şu: bu olguların çoğu ilk yıl içinde kendiliğinden açılır. Bu süre içinde ailelere kese bölgesine düzenli masaj ve kapak temizliği tarif ederim. Açılmayanlarda sonda ile açma gibi işlemler gündeme gelir; zamanlaması hekimle belirlenir. Bu süreci çocuklarda gözyaşı kanalı tıkanıklıkları sayfasında anlatıyorum.
Bebekte iç köşede kızarıklık, şişlik ve iltihaplı akıntı varsa ya da ateş çıktıysa beklemek doğru değildir. Bebeğin gözü büyük görünüyorsa, ışıktan aşırı rahatsız oluyorsa ve korneası donuklaşmışsa bu sulanma bambaşka bir nedene işaret eder ve acil değerlendirme gerektirir.
Değerlendirme sanıldığından basittir ve çoğu muayenehanede birkaç dakika sürer:
Bu testler olmadan verilen damlaların çoğu boşa gider; çünkü tıkalı bir kanala damla yazmak sorunu çözmez.
Rüzgârda ya da soğukta olan, kısa süren ve kendiliğinden geçen sulanma için endişelenmeye gerek yok. Şu durumlarda bir göz hekimine görünün:
Sulanma çoğu kişinin “önemsiz” diye ertelediği bir yakınmadır. Oysa nedeni doğru konduğunda büyük bölümü ele alınabilir; asıl zaman kaybı, sebebini bilmeden yıllarca damla denemekte yaşanıyor.
En sık gözyaşı kanalı darlığı ve tıkanıklığı, kuru göz hastalığı, alerjik konjonktivit, blefarit ve kapak kenarının içe ya da dışa dönmesi karşımıza çıkar. Daha seyrek olarak gözyaşı kesesi iltihabı ve göz yüzeyindeki başka sorunlar sorumludur. Ayrım muayeneyle yapılır.
Tek taraflı sulanma daha çok yapısal bir sorunu düşündürür: o taraftaki gözyaşı kanalının tıkanması, kapak kenarının konum bozukluğu, içe dönmüş bir kirpik ya da tek taraflı bir yüzey tahrişi. İç köşede şişlik ve iltihaplı akıntı eşlik ediyorsa bekletilmemelidir.
Nedenine göre değişir. Alerji ve yüzey tahrişine bağlı sulanma tetikleyici ortadan kalkınca geriler; kuru göze bağlı olanda yüzeyin desteklenmesi gerekir. Kanal tıkanıklığında ise damla yeterli olmaz, boşaltım yolunun açılması gündeme gelir.
Yüzey kuruyup tahriş olduğunda refleks yolla ani ve bol bir gözyaşı salgılanır. Bu refleks gözyaşı sulu ve niteliksiz olduğu için yüzeye tutunamaz ve kapaktan taşar. Kişi böylece hem kuruluk hem sulanma yaşar.
Yenidoğanlarda en sık neden gözyaşı kanalının burun ucundaki zarın açılmamış olmasıdır ve bu olguların çoğu ilk yıl içinde kendiliğinden düzelir. Bu sürede kese bölgesine masaj ve kapak temizliği önerilir. İltihaplı akıntı, ateş ya da ışıktan aşırı rahatsızlık varsa hemen değerlendirilmelidir.
İleri yaşta kapak dokusu gevşer, kapak kenarı içe ya da dışa dönebilir ve punktum göz yüzeyine tam oturmaz. Buna gözyaşı kanalındaki daralma ve gözyaşı filminin niteliğindeki bozulma eklenir. Bu üç etken sıklıkla bir aradadır.
Bu ikilinin en sık nedeni kuru göz hastalığı ve kapak kenarı iltihabıdır. Ekran karşısında ve akşama doğru artması, sabahları kirpiklerde kabuklanma olması bu yönü destekler. Kaşıntı öndeyse alerji, çapaklanma öndeyse enfeksiyon akla gelir.