Hipermetrop nedir sorusunu muayenehanemde genellikle şu cümleyle duyuyorum: "Uzağı iyi görüyorum ama okurken başım ağrıyor." Hipermetrop, kısaca gözün odak noktasının retinanın önüne değil, gerisine düşmesidir. Adı yaygın olarak "yakını göremeyen göz" diye anılsa da gerçek tablo daha karışık. Bu yazıda hipermetropun neden oluştuğunu, yakın mı uzak mı görüldüğünü, baş ağrısı ve çabuk yorulma gibi belirtilerini, gizli hipermetropu, çocuk ve yetişkindeki farkı, miyop ve presbiyopiden nasıl ayrıldığını ve gözlüğün ne zaman gerektiğini anlatacağım.
Gözün görmesi, ışığın kornea ve mercekten geçip retina üzerinde net bir noktada toplanmasına dayanır. Hipermetropta ışık, retinaya ulaştığında henüz tam odaklanmamıştır. Odak noktası retinanın gerisinde kalır. Tıpta bu duruma hipermetropi ya da uzak görmelik de denir. Kırma kusurlarının bir türüdür; yani gözün yapısı normaldir, ama ışığı kırma gücüyle göz boyu arasındaki denge bozulmuştur.
Hipermetropi hastalık sayılmaz, bir kırma kusurudur. Yine de derecesine ve yaşa göre belirti verip vermeyeceği çok değişir. Düşük dereceli hipermetrop pek çok insanda yıllarca fark edilmez, yüksek dereceli olan ise çocuklukta bile sorun çıkarabilir.
Hipermetropun en sık nedeni gözün ön arka uzunluğunun normalden kısa olmasıdır. Göz küresi kısa kalınca mercekten geçen ışık retinaya varmadan odaklanma şansı bulamaz, odak noktası arkaya kayar. Daha az görülen ikinci neden, göz boyu normal olsa bile kornea ya da merceğin ışığı gereken kadar kırmamasıdır.
Bu yapı çoğunlukla kalıtımla ilişkilidir. Anne babada hipermetrop varsa çocukta görülme olasılığı artar. Doğuştan hafif hipermetrop olmak ise bebeklik ve erken çocuklukta çok olağandır, çünkü göz küresi büyüme döneminde hâlâ uzamaktadır. Bu nedenle küçük çocuklarda düşük dereceli hipermetrop çoğu zaman sorun sayılmaz ve zamanla azalabilir. Nadiren, göz içindeki bazı hastalıklar ya da merceğin yerinden oynaması gibi nedenler de hipermetropiye yol açar. Bu durumlarda tablo kırma kusurundan çok altta yatan sorunla ilgilidir ve muayeneyle ayrılır.
"Hipermetrop yakın mı uzak mı görür?" sorusunun tek cümlelik cevabı yok. Genç ve düşük dereceli hipermetropta kişi hem uzağı hem yakını iyi görebilir, çünkü göz merceğini kasarak odak noktasını öne çeker. Buna uyum yeteneği denir. Mercek bu çabayı gösterdiği sürece görme net kalır, ama göz sürekli iş başındadır.
Derece arttıkça ya da yaş ilerledikçe uyum kasının gücü yetmemeye başlar. İlk bozulan genellikle yakın görmedir: kitap, telefon, ekran bulanıklaşır. Daha ileri derecelerde uzak görme de etkilenir, çünkü gözün her mesafe için ekstra çaba harcaması gerekir. Yani hipermetrop "uzağı görür, yakını görmez" diye özetlenemez. Doğrusu, hipermetropta görme netliğini korumak için göz sürekli fazla çalışır ve bu çabanın bedeli belirti olarak çıkar.
Hipermetropun belirtileri çoğunlukla bulanık görmeden önce yorgunlukla başlar. Muayenede en sık duyduğum şikâyetler şunlar:
Bu belirtilerin hiçbiri hipermetrope özgü değildir. Kuru göz, ekran yorgunluğu ve uykusuzluk da aynı şikâyetleri yapabilir. Bu yüzden belirtiyle tanı koymak doğru olmaz, muayeneyle gözün kırma gücünün ölçülmesi gerekir.
Gizli hipermetrop, uyum kasının kusuru sürekli örttüğü, bu yüzden normal görme testinde ortaya çıkmayan hipermetropiyi anlatır. Kişi tabeladaki harfleri rahatça okur, ama göz içten içe çabalamaktadır. Bu durum özellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde sık görülür, çünkü uyum gücü yüksektir.
Gizli hipermetropu yakalamanın yolu, göz bebeği damla ile genişletilip uyum kasının geçici olarak dinlendirildiği muayenedir. Bu muayenede gözün gerçek kırma değeri ölçülür. Damlanın etkisi bir süre yakın görmede bulanıklık ve ışık hassasiyeti bırakabilir; bunu önceden bilmek hastayı rahatlatıyor. Okurken sürekli baş ağrısı olan ama "görmem iyi" diyen hastalarda bu muayeneyi özellikle önemsiyorum.
Çocukta hipermetrop çoğu zaman şikâyetsiz seyreder. Çocuk "bulanık görüyorum" demez, çünkü nasıl görmesi gerektiğini bilmez. Uyum kasını sürekli kullanan gözde bu çaba bazen içe kayma, yani içe şaşılık olarak ortaya çıkabilir. Hipermetropun yüksek ve iki gözde farklı olduğu çocuklarda daha zayıf gören gözün gelişimi geri kalabilir ve bu tablo göz tembelliğine yol açabilir. Çocuğun okulda okumaktan kaçınması, çabuk sıkılması ya da başının ağrıdığını söylemesi göz muayenesi için yeterli bir nedendir. Konuya çocuk açısından ayrıntılı bakmak isterseniz çocuklarda hipermetrop sayfasında bilgi bulabilirsiniz.
Yetişkinde ise tablo yaşla değişir. Gençken uyum gücüyle idare edilen hipermetrop, yaş ilerledikçe merceğin esnekliği azaldığı için daha görünür hâle gelir. Önceden gözlüksüz yaşayan biri 40'lı yaşlarında hem yakını hem uzağı bulanık görmeye başlayabilir. Bu geçiş hastaya "gözlerim bir anda bozuldu" gibi gelir, oysa kusur baştan beri vardır; yalnızca gözün telafi gücü azalmıştır.
Üç kavram sık karışıyor. Miyopta odak noktası retinanın önüne düşer, kişi yakını iyi uzağı kötü görür. Hipermetropta odak noktası retinanın gerisindedir ve belirtiler yakın çalışmayla ve yorgunlukla ortaya çıkar. Çocuklarda miyop ilerlemesi ayrı bir konu olduğu için çocuklarda miyop sayfasına da göz atabilirsiniz.
Presbiyopi ise kırma kusuru değil, yaşa bağlı bir değişimdir. Mercek zamanla esnekliğini kaybeder ve yakına odaklanamaz. Genellikle 40'lı yaşların ortasından itibaren başlar ve herkesi etkiler. Hipermetrop olanlarda presbiyopi daha erken fark edilir, çünkü uyum kasının zaten yedek gücü azdır. İki durum aynı kişide birlikte bulunabilir; bu yüzden "yakını göremiyorum" şikâyeti tek başına hangisi olduğunu söylemez. Astigmat da bulanık görmenin başka bir kaynağıdır ve hipermetropla birlikte görülebilir; çocuklardaki yaklaşımı çocuklarda astigmat sayfasında anlattım.
Gözlük kararı yalnızca görme tablosundaki harflerin okunmasına bakılarak verilmez. Hipermetropta asıl soru, gözün ne kadar çaba harcadığı ve bu çabanın belirti yapıp yapmadığıdır. Düşük dereceli, belirtisiz ve gelişimi normal bir çocukta çoğu zaman gözlük yerine takip yeterli olur. Buna karşılık baş ağrısı, çabuk yorulma, yakın işte bulanıklık ya da şaşılık varsa artı numaralı gözlük gündeme gelir.
Artı numaralı mercek ışığı daha fazla kırarak odak noktasını retinaya getirir ve uyum kasını yükten kurtarır. Gözlüğün numarası muayenede ölçülen değere göre belirlenir; arkadaştan ya da hazır okuma gözlüklerinden "tutturma" doğru değildir. Çocuklarda gözlük göz tembelliğini ve şaşılığı önlemek için de kullanılır ve bu durumda takma süresi hekimin önerisine uyar. Gözlük kullanmak gözü "tembelleştirmez" ya da bağımlı hâle getirmez; yalnızca görmeyi rahatlatır. Yetişkinde numaranın zamanla değişmesi olağandır ve kontrol aralığı muayeneyle belirlenir.
Hipermetrop çoğunlukla acil bir durum değildir, ama aşağıdaki durumlarda göz muayenesi gecikmemelidir:
Ani başlayan görme azalması, gözde şiddetli ağrı ve kızarıklık, ışık çakmaları ya da görme alanında perde gibi bir gölge hipermetropla açıklanamaz ve aynı gün değerlendirilmelidir. Bunun dışında göz muayenesi, hipermetropu bulmanın ve gereksiz yorgunluğu bitirmenin en güvenilir yoludur. Çocuklarda okul öncesi dönemde yapılan bir muayene, fark edilmemiş bir kırma kusurunu erken yakalamaya yardımcı olur.
Hafif hipermetropta genç kişi uyum gücüyle hem uzağı hem yakını net görebilir, fakat göz sürekli fazla çalışır. Derece arttıkça ya da yaş ilerledikçe önce yakın görme bulanıklaşır, daha ileri derecelerde uzak görme de etkilenir.
Yakın çalışma sonrası baş ağrısı, göz yorgunluğu, satırların karışması ve gözlerde yanma sık görülen belirtilerdir. Kesin tanı ancak göz muayenesiyle, gerektiğinde göz bebeği genişletilerek yapılan ölçümle konur.
En sık neden göz küresinin ön arka uzunluğunun kısa olmasıdır ve çoğu zaman kalıtımla ilişkilidir. Daha az sıklıkla kornea ya da merceğin ışığı yeterince kırmaması neden olur. Doğuştan hafif hipermetrop çocuklarda olağandır.
Uyum kasının kusuru sürekli örttüğü, bu yüzden basit görme testinde ortaya çıkmayan hipermetropidir. Kişi iyi görür ama baş ağrısı ve yorgunluk yaşar. Göz bebeği genişletilerek yapılan muayenede ortaya çıkar.
Her hipermetrop gözlük gerektirmez. Düşük dereceli ve belirtisiz olanlarda takip yeterli olabilir. Baş ağrısı, yakın işte bulanıklık, şaşılık ya da gelişim sorunu varsa artı numaralı gözlük önerilir. Karar muayeneyle verilir.
Hayır. Hipermetrop gözün yapısına bağlı bir kırma kusurudur ve her yaşta bulunabilir. Presbiyopi mercek esnekliğinin yaşla azalmasıdır ve genellikle 40'lı yaşların ortasında başlar. İkisi bir arada olabilir ve belirtileri birbirine benzer.
Düşük dereceli hipermetrop çocuk büyüdükçe göz küresi uzadığı için zamanla azalabilir. Yüksek dereceli olanlar, şaşılık ya da iki göz arasında fark olan durumlar geçmeyebilir ve tembel göze yol açabilir. Bu yüzden çocuk göz hekimiyle takip gerekir.