Göz kapağı düşüklüğü (ptozis), üst göz kapağının normalden daha aşağıda durması ve gözün tam olarak açılamaması durumudur. Tıp yazınında blefaroptozis olarak adlandırılır. Bu durum, hem estetik hem de fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Ptozis, doğuştan olabileceği gibi yaşlanma, travma veya nörolojik bozukluklar gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Üst göz kapağı normalde gözün renkli kısmının (iris) üst kenarını yaklaşık 1-2 milimetre örter. Kapak kenarı bu sınırın altına indiğinde ptozisten söz ediyoruz. Muayenede kapağın göz bebeğine olan uzaklığını milimetre cinsinden ölçüyorum; bu ölçüm hem düşüklüğün derecesini hem de hangi cerrahi yöntemin uygun olacağını belirlemede en önemli veridir. Düşüklük hafifse yalnızca yorgun bir bakış izlenimi verir, ileri derecede olduğunda ise göz bebeğinin üstünü kapatarak görme alanının üst kısmını daraltır.
Üst kapağı yukarı kaldıran ana yapı levator kasıdır; bu kasın kapağa tutunduğu ince bağ dokusuna levator aponevrozu denir. Kapak düşüklüğünün nedeni çoğu zaman bu kasın kendisi ya da tutunma yeriyle ilgilidir.
Hastalarımın sık sorduğu sorulardan biri, düşüklüğün neden yalnızca bir gözde olduğudur. Yaşa bağlı aponevrotik ptozis iki tarafı çoğunlukla eşit etkilemez; bir kapak diğerinden birkaç milimetre daha erken düşer ve asimetri dikkat çeker. Doğuştan ptozis de sıklıkla tek taraflıdır.
Bununla birlikte yeni başlayan tek taraflı kapak düşüklüğü her zaman dikkatle değerlendirilmesi gereken bir bulgudur. Gün içinde artıp azalan, akşama doğru belirginleşen bir düşüklük miyasteni gravisi düşündürür. Beraberinde çift görme, göz hareketlerinde kısıtlılık veya göz bebeğinde büyüme varsa sinir kaynaklı nedenler araştırılmalıdır. Göz bebeğinin küçük kalması ve aynı tarafta terlemenin azalması Horner sendromunun işareti olabilir. Bu tablolarda önce nedeni ortaya koymak, cerrahiyi sonraya bırakmak gerekir.
Göz kapağı düşük görünen her hastada gerçek ptozis yoktur. Yaşla birlikte üst kapak cildi gevşer, kaş altındaki dokuyla birlikte kirpiklerin üzerine sarkar. Buna dermatoşalazis ya da halk arasındaki adıyla yalancı göz kapağı düşüklüğü denir. Burada kapak kenarı aslında normal yerindedir; sarkan olan cilttir.
Ayrımı muayenede yapıyorum: kapak kenarının göz bebeği ışık refleksine uzaklığını ölçüyor, fazla cildi parmakla yukarı kaldırarak kapak kenarının nerede durduğuna bakıyorum. Gerçek ptoziste kapak kenarı yukarı çıkmaz; dermatoşalaziste ise cilt kaldırıldığında kapak normal konumda görünür. Bu ayrım tedaviyi tümüyle değiştirir: dermatoşalazis üst göz kapağı estetiği ile, gerçek ptozis ise levator kasına yönelik cerrahi ile düzeltilir. İki durum sıklıkla bir arada bulunur ve aynı seansta birlikte ele alınabilir. Kaşın da düşmüş olması tabloyu ayrıca ağırlaştırabilir; bu nedenle kaş yüksekliğini de her hastada ayrı değerlendiriyorum.
Aşağıdaki kısa videoda gerçek ptozis ile göz kapağı estetiği gerektiren deri sarkması arasındaki farkı anlatıyorum.
Evde basit bir karşılaştırma yapmak isterseniz, eski bir fotoğrafınızla bugünkü halinizi yan yana koymak çoğu zaman fikir verir. Ancak derecelendirme ve neden araştırması muayene gerektirir.
Göz kapağı düşüklüğü göz hastalıkları uzmanlığının, özellikle de oküloplastik cerrahi alt uzmanlığının konusudur. Kapak, gözyaşı yolları ve göz çevresi cerrahisiyle ilgilenen göz hekimleri bu tabloyu hem tanı hem tedavi açısından bütün olarak değerlendirir.
Muayenede sırasıyla şunlara bakıyorum:
Nörolojik bir neden düşündüğümde ek kan tetkikleri ve görüntüleme isteyebilir, gerektiğinde nöroloji ile birlikte değerlendirme yapabilirim.
Ptozisin nedeni değiştirmediği sürece kendiliğinden düzelmesini beklemek doğru değildir. Nörolojik ya da iltihabi bir neden varsa önce o tedavi edilir; kapağın konumu ancak tablo durulduktan sonra cerrahi olarak ele alınır.
Erişkinlerde ameliyatı çoğunlukla lokal anestezi altında yapıyorum. Hastanın işlem sırasında gözünü açıp kapatabilmesi, kapak yüksekliğini masada ayarlamamı sağladığı için önemli bir avantajdır. Küçük çocuklarda ve ağır doğuştan ptozislerde genel anestezi gerekir. İşlem genellikle bir saat civarında sürer ve aynı gün evde dinlenmeye geçilir.
İlk iki gün soğuk uygulama ve başın yüksekte tutulması şişliği azaltır. Morluk ve ödem birinci haftanın sonunda gerilemeye başlar, ikinci hafta içinde sosyal görünüm büyük ölçüde toparlanır. Dikişler genellikle beşinci-yedinci günlerde alınır. İlk haftalarda gözün tam kapanmaması nedeniyle kuruluk hissi olabilir; bu dönemde yapay gözyaşı ve gece göz merhemi ile göz yüzeyini korumak gerekir.
Kapağın son yüksekliğine oturması ve iki taraf arasındaki küçük farkların silinmesi birkaç ay alır. Bu nedenle sonucu ilk haftalarda değerlendirmiyor, hastalarımı ilk ay içinde birkaç kez, sonrasında daha seyrek aralıklarla kontrole çağırıyorum. Her cerrahide olduğu gibi ptozis cerrahisinin de riskleri vardır: kapak yüksekliğinin beklenenden az ya da fazla olması, iki taraf arasında asimetri, kapak kıvrımının düzensizliği, geçici kuruluk ve nadiren ek düzeltme gereksinimi. Bunları ameliyat öncesinde her hastamla ayrıntılı konuşuyorum.
Çocuklarda ptozis yalnızca bir görünüm sorunu değildir. Kapak göz bebeğini kapatıyorsa görme gelişimi engellenir ve göz tembelliği (ambliyopi) gelişebilir. Ayrıca kapağın kornea üzerindeki baskısı astigmata yol açabilir. Bu nedenle doğuştan kapak düşüklüğü olan çocukların erken dönemde değerlendirilmesi, görme gelişimi takibe alınarak cerrahi zamanlamasının planlanması gerekir. Ayrıntılar için çocuklarda göz kapağı düşüklükleri sayfasına bakabilirsiniz.
Erişkinlerde ise ani başlayan kapak düşüklüğü, beraberinde çift görme, baş ağrısı, göz bebeği büyüklüğünde değişiklik veya göz hareketlerinde kısıtlılık varsa vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir. Yavaş ilerleyen düşüklüklerde acele etmek gerekmez, ancak görme alanınızın üstü kapanmaya başladıysa ya da gün boyu kaşınızı kaldırmak zorunda kalıyorsanız muayene olmanızı öneririm.
Göz kapağı düşüklüğü ile birlikte kapağın içe ya da dışa dönmesi gibi başka pozisyon sorunları da bulunabilir; bu tabloları entropion ve ektropion sayfalarında ayrıntılı anlattım.
Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge
Göz Hastalıkları Uzmanı — Oküloplastik Cerrahi
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ayşe Dolar Bilge olarak deneyimli ekibimle tanı ve tedavi hizmeti vermekteyim.
Ptozis, üst göz kapağının normalden daha aşağıda durması ve gözün tam olarak açılamamasıdır. Tıp yazınındaki adı blefaroptozistir. Üst kapak normalde gözün renkli kısmının üst kenarını 1-2 milimetre örter; kapak kenarı bu sınırın altına indiğinde ptozisten söz ederiz.
Erişkinlerde en sık neden, kapağı kaldıran levator kasının kapağa tutunduğu ince bağ dokusunun yaşla incelmesi ya da sıyrılmasıdır. Doğuştan ptoziste ise bu kas yeterince gelişmemiştir. Travma, geçirilmiş göz ameliyatları, kapaktaki kitleler ve miyasteni gravis gibi nörolojik hastalıklar da kapak düşüklüğüne yol açabilir.
Bakışın yorgun görünmesi, gözün küçük kalması, iki göz arasında asimetri, görme alanının üst kısmının kapanması ve gün boyu kaşları kaldırma ihtiyacı tipik işaretlerdir. Kesin değerlendirme muayenede yapılır: kapak kenarının göz bebeğindeki ışık refleksine uzaklığı milimetre cinsinden ölçülür ve kapağı kaldıran kasın gücü değerlendirilir.
Yaşla birlikte üst kapak cildi gevşer ve kirpiklerin üzerine sarkar. Buna dermatoşalazis ya da yalancı göz kapağı düşüklüğü denir. Burada kapak kenarı aslında normal yerindedir, sarkan olan cilttir. Fazla cilt parmakla kaldırıldığında kapağın normal konumda göründüğü izlenir. Bu ayrım tedaviyi tümüyle değiştirir.
Yaşa bağlı ptozis iki tarafı çoğunlukla eşit etkilemez, bir kapak diğerinden önce düşer. Doğuştan ptozis de sıklıkla tek taraflıdır. Ancak yeni başlayan, gün içinde artıp azalan ya da çift görme, göz bebeği büyüklüğünde değişiklik gibi bulgularla birlikte olan tek taraflı düşüklük nörolojik bir nedeni düşündürür ve ayrıntılı araştırma gerektirir.
Göz kapağı düşüklüğü göz hastalıkları uzmanlığının, özellikle de oküloplastik cerrahi alt uzmanlığının konusudur. Kapak, gözyaşı yolları ve göz çevresi cerrahisiyle ilgilenen göz hekimleri hem tanıyı koyar hem cerrahi tedaviyi planlar. Nörolojik bir neden düşünüldüğünde nöroloji ile birlikte değerlendirme yapılır.
Kapağı kaldıran kasın gücü yeterliyse levator kası ya da aponevrozu kısaltılarak kapağa yeniden tutturulur; kesi kapağın doğal kıvrımına yerleştirilir. Hafif düşüklüklerde kapak arkasından çalışılabilir ve cilt izi kalmaz. Kas gücü çok azsa kapak alın kasına bir askı materyaliyle bağlanır. Erişkinlerde işlem çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır ve yaklaşık bir saat sürer.
İlk iki gün soğuk uygulama ve başın yüksekte tutulması şişliği azaltır. Morluk ve ödem birinci haftanın sonunda gerilemeye başlar, ikinci hafta içinde sosyal görünüm büyük ölçüde toparlanır. Dikişler genellikle beşinci-yedinci günlerde alınır. Kapağın son yüksekliğine oturması ve küçük asimetrilerin silinmesi birkaç ay sürebilir.
Detaylı bilgi almak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, en kısa sürede sizi arayalım Şimdi Bilgi Al